
Çocukluğumdan beri oyun gibi yön hesabı yapıyorum...
İngiltere'de yaşadığım odanın yatağı nereye düşüyor mesala...
Harika tatiller geçirdiğim Kaş, şu an bulunduğum noktadan ne tarafta?
Ve şimdi sol tarafa dönüp, pencereden baktığımda aramızdaki kilometrelere rağmen karşımda oturuyorsun... Ben seni çalıştığın masada görebiliyordum o anda...
Kendimi alıcı gibi kullanıyorum. Bulunduğun yer neredeyse, o tarafa dönünce alıcılarım açılıyor... Sevgiyle ve mutlulukla doluyorum bir anda... Biliyorum ya o taraftasın!.. Biliyordum oradasın...
Kendimi alıcı gibi kullanıyorum. Bulunduğun yer neredeyse, o tarafa dönünce alıcılarım açılıyor... Sevgiyle ve mutlulukla doluyorum bir anda... Biliyorum ya o taraftasın!.. Biliyordum oradasın...
Biliyordum, yeterdi...
Bazen elinizi tutmuş, yanağınızı öpmüş birini hatırlamazsınız, ama bir sözüyle kalbinizde kapılar açan birini unutmak kolay olmaz. O kapı her açıldığında onu hatırlatır... Beraber sözcüklerle kat ettiğiniz yol, kendinize doğrudur ve en önemlisi herşeyden çok Gerçektir...
Beden alıcı gibi... O konuşmadan bilirsiniz ne diyeceğini, bakmasanız bile bilirsiniz gülümsediğini, kalpten kalbe sızar sevgi... Kimse konuşmaz, kimse bilmez ama siz bilirsiniz... Ve aslında o bilinmeze rağmen çok tanıdıktır hissettikleriniz ve hayatlarınıza dokunursunuz....
Birbirinizi iyi tanır olmanız için içki masasina oturmanız, kötü gününüzde yardımınıza koşmuş olması, iki tekerlek üzerinde yolculuğa çıkmanız gerekmez. Yol çoktan alınmıştır.... Kilometrelerle değil, kalbinize ulaşan kelimelerin arasındaki saniyelerle hesaplanabilir vardığınız mesafe...
Beden alıcı gibi... O konuşmadan bilirsiniz ne diyeceğini, bakmasanız bile bilirsiniz gülümsediğini, kalpten kalbe sızar sevgi... Kimse konuşmaz, kimse bilmez ama siz bilirsiniz... Ve aslında o bilinmeze rağmen çok tanıdıktır hissettikleriniz ve hayatlarınıza dokunursunuz....
Birbirinizi iyi tanır olmanız için içki masasina oturmanız, kötü gününüzde yardımınıza koşmuş olması, iki tekerlek üzerinde yolculuğa çıkmanız gerekmez. Yol çoktan alınmıştır.... Kilometrelerle değil, kalbinize ulaşan kelimelerin arasındaki saniyelerle hesaplanabilir vardığınız mesafe...
Başka bir dünyadan, başka bir hayattan bilirsiniz birbirinizi... Şimdiki hayatınızda karşılaşmışsınızdır, Tanrı'nın size hediyesidir sanki...
"Elektrik tellerindeki asılı duran kırmızı topları farkettin mi?" diye sormuştum... O topun çocuklar oynarken ipe takıldığına dair bir hikaye anlatmıştı... Hep gülümsüyorum hatırladıkça...
Görüşürüz diye vedalaştığımızda, biliyordum artık görüşemeyeceğimizi... Bazen söylemeye gerek olmaz böyle şeyleri... Bilirsiniz... Bildim bende... Görüşeceğiz, ama "nerde ve ne zaman" olduğunu bilmiyorum dedi içim sessizce... Kızmadım. Kızamazdım... Mutluluk diledim sadece...
Seçemezsiniz seveceğiniz insanları, sadece seversiniz... Kalsa da, gitse de...
"Elektrik tellerindeki asılı duran kırmızı topları farkettin mi?" diye sormuştum... O topun çocuklar oynarken ipe takıldığına dair bir hikaye anlatmıştı... Hep gülümsüyorum hatırladıkça...
Görüşürüz diye vedalaştığımızda, biliyordum artık görüşemeyeceğimizi... Bazen söylemeye gerek olmaz böyle şeyleri... Bilirsiniz... Bildim bende... Görüşeceğiz, ama "nerde ve ne zaman" olduğunu bilmiyorum dedi içim sessizce... Kızmadım. Kızamazdım... Mutluluk diledim sadece...
Seçemezsiniz seveceğiniz insanları, sadece seversiniz... Kalsa da, gitse de...
Son yıllarda çok sevmekten korkuyorum... İçimdeki pusulada boş kalıyor kalbimde düştükleri yön... Ya da kapıları açan sözler, sahiplerini özlüyor bazen... Sanırım özlemekle baş edemiyorum ben...
Yönümü sana doğru çevirdim şimdi, bir boşluğa sesleniyorum sadece...
Duymadığını bilsemde, yerini sana saklı tutuyorum
boşlukları sözlerimle dolduruyorum.....
ve sadece özlüyorum...
.