24 Şubat 2010

Zihin Maymuna Benzer !


Kulaklarını çekip, dilini çıkar dışarı... Şimdi kulaklarını bırak, dil içeri... Minik maymun seni !!

Kaç maymun var içinde... Kaçı zıplar, kaçı daldan dala hoplar, biri diğerini dürter, diğeri şakacıdır... Hiç durmaz onlar...

Kulaklarını çekip, dilini çıkar dışarı...Şimdi kulaklarını bırak, dil içeri... Minik maymunlar olduk şimdi diyorum kreşte çocuklara... Yüz yogası eğitiminde öğrenmiştik. Dil dışarıya çıkabilen tek kasımız. Dili dışarı çıkarmak yüzdeki mimikleri rahatlatırken, çenemizde konuşurken yüklenen enerjiyi veya çenemiz kilitlendiğinde oluşan duygusal kasılmayı dışarı salmamıza yarıyor. Aynı zamanda uyurken çenesini kilitleyip, dişlerini gıcırdatanlar için iyi bir çene egzersizi... Küçük yaşlarda dil gelişimi sorunlarında terapiler uygulanıyor. Çocuklar bu anlamda çok yararını görüyor bu egzersizin... Kulakta insanın bağırsağı, kalbi, karaciğeri ile ilgili noktalar ve meridyenler bulunuyor. Kulağı çekmek, aynı zamanda hem bu organlara masaj uygularken, strese dayalı baş ağrılarını da geçiriyor. Ama bırakın tüm bu yararları biz sadece Maymun taklidi yapıyoruz aslında.... Birkaç dakika bu pozda kalınca gözlerimiz yaşarıyor, bu gözyaşları kendi halimize gülememekten olabilir ya da göz yaşıyla toksin atıyoruzdur, kimbilir... Çok eğleniyoruz. Dili ve kulakları bırakınca, bir enerji geliyor üstümüze...


Aynı günün akşam saatleri büyüklerle yoga dersindeyiz. Sabah çocuklarla yaptığımız maymun hareketi aklıma geliyor. Bu derste de zihin durmuyor, aynı bir maymun gibi... Dersteki derin konsantrasyon anlarında zıplıyor, hareket ediyor, bir geçmişte, bir gelecekte devamlı... Susturmalı o maymunu, hareket etmesin, zıplamasın ordan oraya demek istiyorum, ama olmuyor. Sonunda doğru cümleyi buluyorum. Maymunu bırakın , özgür olsun. Bunu söyledikten sonra artık aldığımız nefesin sesini duyabiliyoruz. Maymun özgür !

3 maymun gibi yaşıyoruz... Görmedim, duymadım, bilmiyorum. Duyu organlarımızı bile inkar edercesine... Günlük kahve molalarımdan birindeyim. Yan masada 3 genç oturuyor. Onları duymamak elde değil. Birini çekiştiriyorlar. Normaldir diyorum, hatta gülümsüyorum. Kızlardan biri Hayatının ilk kazığını yediğini anlatıyor, hararetle... İyi tecrübe diyorum içimden... Biraz zaman geçiyor. Masalarına yeni biri katılıyor. Biraz önce hakkında konuştukları kişi bu, fakat masa da konuşulan herşey şimdi çok sevgi dolu... Komik geliyor. Nasıl birbirimizden besleniyoruz. Alıyor, veriyor, eksiltiyor, çoğaltıyor bazen başakalarının yaptıklarından yara alıyoruz...

İnsanlar olarak ancak insanlarla tanımlı kılıyoruz kendimizi... Ayna gibi... Böyle öğrendiğimiz için belki de... Sevginin, mutluluğun, öfkenin karşısında hep bir insan yok mu hayatımızda? Gülümsememizin nedeni bizi mutlu eden biri... En büyük korkumuz ise yanlız kalmak, kaybetmek sevdiklerimizi... Onay bekliyor başardıklarımız..” ne güzel, ellerine sağlık, harikasın... “

En unutamadığımız anın içinde bile bir insan gizli... Kızgın olduklarımız var bir de... Affedemediklerimiz, durup durup öfke yüklendiklerimiz... Bize kıyanlar var sonra, çelme takanlar hayatımıza...

Böyle gidiyor liste... İnsanlar var hayatımızda... Beslendiğimiz, eksildiğimiz, çoğaldığımız beraber, hayatımıza giren, var olan veya çıkarttığımız... Hayat böyle geçiyor, yatay enerjilerle beslenerek... Alarak, vererek...
\
Bir de dikey bir enerji var.
Hep dolan, hiç eksilmeyen... Hep akan, hiç durmadan tamamlanan...

Karşımda oturan biriyle sohbet içindeyiz, ben binbir duygunun içinde dönüp dururken, bir an eksildiğimi, bir an çoğaldığımı, başka bir an kızdığımı hissettiğim zaman artık içimden akan enerjiye dönüyor algım... Sonsuz kaynaktan akan o enerjiyle dolduğumu hissediyorum... Ne eksiğim, ne fazlayım... Tamamım. Tam`ım aslında...
.
Hissettiğim tüm duyguların nedeni zihnimdeki yerinde duramayan, şakacı Maymunun eseri... O aslında sadece oyun oynamak istiyor. Öfke, kızgınlık hep onun oyunda elde edemedikleri yüzünden... Şakacı bazen, bazen de vurdumduymaz oluyor... Bazen sevilmek için yapmadığını bırakmıyor. Sevilmediğinde hırçınlaşıyor. Elinden birşey alın, hemen saldırganlaşıyor... Sizi devamlı o daldan bu dala , geçmiş pişmanlıklarından, gelecek korkularına o taşıyor...
.
Ne zaman yatay enerjiye saplansam, algımı değiştiriyorum artık...
Bizi besleyen, yaşatan, var eden , o güzel enerjinin akışını hissediyorum her nefesimde...
Tam başın üstünden geçiyor o enerji... Kalbimde yuvalanıyor, tüm hücrelerimi doluyor..
Ve Maymunu özgür bırakıyor...




11 yorum:

kelebek diyeti dedi ki...

burcu ablacım yine aldın götürdün...
yataydanken hatta o yatayın derinlerindeyken yazınla dikeye doğru kaydım...
şimdi tamamen özgürüm, rahatım...
teşekkürler.

Adsız dedi ki...

Merhaba,
ınanain yazilarinizi bir su gibi okuyup icime cekiyorum. sanki ayni donemde ayni seyleri yasiyoruzda siz bunu taaa oralardan hissediyorsunuz :) bende yoga yapiyorum ve her derste tanriya tesekkur ediyorum beni yoga ile tanistirdigi icin. bazende neden daha once baslamadimki diye dusunuyorum. her yaziniz birseyler ogretiyor. tesekkur ederim kendi adima bizimlede paylastiginiz her bilgi, tecrube ve enerjiyi :) iyi ki varsiniz...sevgimle, harika :)

guguk kuşu dedi ki...

vay be demek öğretmenlerimiz kulaklarımızı çekerken bizi hem ikaz ediyor hem de ne büyük iyilik yapıyorlarmış. Ellerine sağlık.
Ben yatay-dikey enerji meselesini çok önemsiyorum. Yatay enerji ile belki olanı sürdürebiliyorsunuz. ama sıkıştığınız noktalardan kalıcı olarak kurtulmanın, manzarayı bambaşka bakış açısı ile görererk, hayatı farklı adımlarla yürüyebilmenin tek yolu dikey enerjiler. Dikey enerji bizi olduğumuz yerden bir üst basamağa sıçratıyor ve herşey bambaşkalaşıyor. tıpkı alice harikalar diyarındaki gibi. giremediğiniz kapılar dan geçebiliyorsunuz. Güzel bir oyun.

beenmaya dedi ki...

bu aralar bir maymun var ki içimde yaptıklarının, yaptırdıklarının haddi hesabı yok. kocaman bir gülücükle dolaştırıyor beni en çok :)))

Ateş Böceği dedi ki...

Maymunlara özgürlük...!!! Çok sevdim ben bunu ..

Özgür Turan dedi ki...

Hımmm hemen biz de minik maymun olalım pisiyle bu akşam! Benim yoga matıma kondu çünkü kendisi; "yoga halım" benim diyor!
Oruç Aruoba'nın Serdar ve benim hayatımızda önemli bir yeri vardır; Yakın ve Uzak kitapları!
öptük seni kocaman.

teko dedi ki...

Burcucum diplerdeyken bu aralar ,yazınla kendime geldim
bende maymunumu özgür bırakmayı seçiyorum...
kucak dolusu sevgiler

Brajeshwari dedi ki...

Özgecim, teşekkür ederim, öpüyorum seni ...:)

Harika, paylaştığımız herşey için ben teşekkür ederim. Yoga yapıp, burada bu yazılara ortak olmanız benim için çok değerli.. Sevgilerimle..

Guguk’cum, harikasın... Alice yeni kapılardan geçsin ve sıkışmasın hayatın yatay enerjileri arasında..Öpüyorum..

Mayam, O halini görmek isterdim. Umarım çok yakında kavuşacağız İstanbul semalarında..

Ateş Böceği :)

Özgürcüm, bende sizi öpüyorum. Doğaya bir yoga halısı almalı bence artık.

Deryacım, Özgür bırak gitsin. Sen içindeki ormanın ve sakinliğin tadını çıkar.Öpüyorum.

Selen dedi ki...

4 yasindaki oglumun gecikmis konusmasiyle ilgili arastirma yaparken Iyengar'in benzer bir asanasini okumustum ve bunu uyguluyoruz bir suredir. Ama bu asanada kulak cekme yoktu, bunu da deneyecegim. Konusacagi vardi da mi basladi bilmiyorum ama birlikte cok kisa da olsa duzenli olarak yoga yapmaya basladigimizdan beri hizli bir ilerleme kaydetti. Onumuzdeki hafta da 5,5 yasindaki ablasiyla birlikte cocuk yogasina baslayacaklar. Umarim sever ve devam ederler.

Brajeshwari dedi ki...

Selen Hanım
yazidaki bu küçük detayın sizin karşınıza gelmesi ilginç olmuş:)

Yoga hareketlerinin bedensel etkileri yanında, terapik etkileri de vardır.Özellikle çapraz denge hareketleri beynin iki tarafında denge, sinirlerdeki iletişim sorunlarını çözer. Burundan nefes alırken Sag kolu yukarı doğru kaldırırken, sol bacak gögüse dogru cekip, nefesi verirken ağızdan bırakmak ve aynı işlemi sol tarafta da uygulamakta beynin iki lobu arasında dengeleme saglar.Bu tür çapraz denge duruşları yapabilirsiniz. (Kedi duruşunda çapraz el-ayak kaldırma gibi)

Kulağı çekmek ise benimde yeni öğrendiğim birşey... Kulak memesi başı temsil ediyor. Kulağı çekmek büyük ihtimal ile baştaki sinir noktalarını uyarıyor.Sol ve sağ kulak olduğu için yine bir dengeleme söz konusu...

İki çocuğunuz içinde yoga iyi gelecektir.Ne şanslılar... Keşke bende çocukken yoga yapmış olsaydım :)

sevgiler..

Selen dedi ki...

Harika tavsiyeler icin cok tesekkur ederim. Uygulayacagimdan emin olabilirsiniz.