18 Şubat 2008

Cüceler ve kapılar


Değişimden korkan alışkanlıklarım merhaba... Değişime direnen iç seslerim-minik adamlar susmadınız mı hala? İçimde bin bir ses ve koro... Hep bir ağızdan.... Başlayın söylenmeye... Uçlarda sesler çıkarmaya.... Bazen detone- bazen pes.... Bazen arya-bazen solo.. Bazen de ünlü bir tenor edasıyla... Hepiniz kabulümsünüz.. Sesiniz de -Sessizliğiniz de...

Siz ne derseniz diyin.. Sessiniz ne yükseklikte olursa olsun... Değişim kapılarına geldi yolum.....Yol, beni kapılara getirdi.. Bu kapıyı seçtim.. Bu kapının arkasındaki yolu... İçeri girmek için, kapının tokmağını tutmaktayım.

Bir kıvılcım gibi başlar değişimi istemek... Kalbe düşer önce için için...Yenilik ister vücut ve ruh ... Yanar,kavrulur.. Bazen sızı gibi yanar, bazen alev alev.... Yeniyi çağırır, başka bir güne doğmak, başka rüyalara savrulmak ister...Yollardan, başka patikalara sapmak hani... Ama sanki gidilen yol bildiktir, bizde yolcu ezbere gider gibiyizdir.... Aslında Tanrı o zamanlarda, sizin kaderinizin ağlarını örmekle meşguldür, siz oturup dilerken yenilikleri-yenileri/ durağan-monoton sandığınız zamanlarda... Tanrıya ve Evrene güvenmekte bu yüzden gereklidir. Mutlaka su yolunu bulur, zaman akar ve biz değişiriz.. Yollar değişir, banklar çıkar karşımıza soluklanmak için bazen, zorlu rampalar, keşfedilesi patikalar, soluksuz merdivenler, sert kayalıklar, sonu görünmez dehlizler, keyfi sürülecek manzaralar ya da...

“İstemek, 40 kez yinelenince olurmuş”.. Ben buna inanırım.. İçimizden istediğimiz, yüreğimizle istediğimiz herşeyi çağırırız hayatımıza.... Biz kurgularız hayatı, istediklerimizi yaşamadığımızı söylesekte, çağırdıklarımızı yaşarız öyle yada böyle.. Gerçek olur işte 40 kez istenenlerde... Evren duyar ve gerçekleştirir.. Tabi bu gerçekten bizim ve bütünün hayrınıysa...
Hayat şekillenir, çağırdıklarımız önümüze gelir..Değişim başlar..
Fakat, en önemlisi biz ne kadar hazırız buna?
Ah Bir de, içimizde değişime ayak uydurmaya "direnen", söylenen o küçük cüceler hortlamasa....
*
O cüceler ki, biz besleriz onları..Hepsi bizim bir parçamız... Mini korkularımız, endişelerimiz, sorularımız, cevapsızlarımız... Aslında küçük küçüktürler, ama kocaman kocaman da olurlar bazen.. Direnirler işte.... Siz onlardan kocaman, onlar fazla fazla -üstünüze üstünüze gelebilirler.Direnirler..

Direnmek, direnildiği zaman direnmek oluyor, hele bir de içeride zayıf kalmış fethedilecek bir nokta varsa... Ama siz tüm kaleleri güçlendirmiş, direndiğiniz cücelerin nesinden-neyi bildiklerinden korktuğunuzu bilirseniz, bu savaş bir anlaşmaya bile varabiliyor sonunda... Bir bakıyorsunuz, beraber oturmuş-aynı olduğunuzu anlamış ve sonrasında da neden savaştığınızın anlamını yitirdiği bir anlaşma... Ve bir birliktelik... hatalarıyla sevabıyla...Hata dediklerinizin aslında güzel öğretiler olduğunu anlayıp, onları kendinize katarak sevaba girebildiğiniz kendi adınıza....

Bu birliktelikle geriye baktığınızda, çoğalmış buluyorsunuz kendinizi yürüdüğünüz yolda...O direnen Cüceler – şimdi canla başla çalışmakta... Sesleri yine birbirine az –çok karışsa da, herşeyin yoluna gireceğini bildiğinizden, bu durum gülümsetmekte sizi bir yandan da..

Yol beni kapılara getirdi... Tokmağı tutmaktayım...Hazırım... Kapının arkasındaki yol beni çağırıyor biliyorum... Güneş mi açacak, yağmur mu ya da fırtına... Fark etmeyecek... O yolu da seveceğim..

Son kez şimdiye kadar yürüdüğüm yola bakıyorum arkamda kalan.... Şimdiye kadar adımlarımı atabildiğim için teşekkür ediyorum evrene... Ve karşıma çıkan iyi - kötü herşeye... öğrendiklerime, yolun öğrettiklerine, bana kattıklarına, yolda güzelce vedalaşıp, bıraktıklarıma... Teşekkürler...
Aslında biliyorum ki, o yolda benimle geliyor her adım.. Çünkü her adım benim içimden geçiyor, Aslında varmaya çalıştığım kendi özüm, yurdum, vatanım...

Ben ve Cücelerim nefesimizi tuttuk, kapının önünde sessizce bekliyoruz.. Heyecanlıyız... Hazırız..
Kapının tokmağını tutmaktayım..
Açtım-Açmaktayım...

Şimdi kapı usulca aralanmakta...
.... ,... aralanan kapıdan şu anda...
henüz sadece ... umut dolu...hoş bir ışık sızmakta...


Hazırım.. Kapıyı tamamen açtım.. Açmaktayım....

2 yorum:

derra dedi ki...

Çok güzel ifade etmişsiniz ,içimde kendimi buldum .
İnandığımız yolda yürümek ,hayattaki en büyük başarı ,durup kendimize baktığımızda :Çoğumuz hep başkalarının hayatlarını yaşamakta olduğumuzu görüyoruz ,önemli olan özbenliğimiz ve sesi ...

ona kulak verdğimiz ve inandığımız sürece en güzel yollarda yürüyebiliriz
sevgilerimle

kelebeklerözgürdür dedi ki...

çok sevdiğim yazar leguin'in bir kitabında geçiyordu. birebir olmasa da, şöyle bir şeydi: "çok sevdiği bir yerden ayrılmak üzere yola çıkan kişi, son bir kez geriye baktığında, o bakışta, herşeyi daha önce hiç görmediği bir biçimde görür." ben çok sevmiştim bu sözü. birşey yapmaya karar verdiğin anda, değişim başlıyor aslında sanki...sen bazen daha hazır değilim desen, sansan bile...çoktan yolculuk başlamış , ama kapıda sanıyorsun kendini...

ve yoga hocamdan bir alıntı yine..."sen neye hazırsan, o da sana hazırdır"...

yolculuğunuzda iyi seyirler...