21 Ağustos 2008

Gidiyorum

"kimse farketmedi durduğum yerde durup dururken yola çıktığımı"
Enis Batur

Ağaçları severim oysa... Ama kök salmaktan korkar bir yanımda... Kuşlar uçup gidiyor.. Kaç kuş geçti gökyüzümden sayamadım. Kaç kuş dallarımda yolculuk molası verip, soluklandı, geldiği yerleri anlattı bilir misiniz? Dinledim sadece, iç geçirmedim.. Kök salmış ve sağlam kalmaya çalışan bir gövdeye ihanetti belki de iç geçirmek.. Hayal kurduğum oldu daha çok.. Hayaller insanı ayakta tutuyor.. Köklerim güçlendi böylece, hayallerimle.. Şimdi bilir misiniz ki kaç şehir dolaşmak, kaç manzaraya dalmak istiyorum.. Bilmediğim manzaralarda, o manzaranın doğal bir parçası olmak istiyorum.. Bilemezsiniz?


Gitmek bazen zamanı, süresi, mekanı farketmeksizin ruhunuza iyi gelen bir eylem.. Hele kuyunun kendi dibini görmeye çalıştığı gibi bir süreç geçirmişseniz bir dönem... Demir atmış gemilerin sessizliği gibi, yosun tutmaya başlamışsa çapanız... Gidememek, yanı başınızda duran okyanusu göre göre... Olur ya? Bende de böyle oldu...

3 günlüğüne Toroslarda 1300 metre yükseklikte, 450 senelik bir köy evine gidiyorum.. Sevdiklerimle, sevdiğim insanlarla.... Yolu düşünüyorum, gitmeyi, yol almayı öncelikle.. Heyecanlanıyorum.. Toroslara bakarken neler geçirecek içim diye merak ediyor bir yanım? Bir yanım düşlüyor, evin tahta terasına ilk çıktığım anda manzaranın sarhoşluğuyla “ geldin bak, buradasın” diyerek derin bir nefes alacağımı, koşmuş bir marotoncunun duygusallığı üstümde.. Bu tatili, hareketsizliğin ardındaki büyük bir ödülmüşcesine, kabul ediyorum teşekkürlerimle...
*
Bol bol yoga yapacağız doğayla iç içe, doğayı öykünerek sabah, öğle ve akşam saatlerinde.... Sonra doğa yürüşleri adım, adım.... Köşedeki ağaçtan aşağıya doğru inen patikadan bırakacağız kendimizi ve varacağımız yere değil patikanın güzelliğine dalacağız belki yuvarlanarak.... Üzüm nehri yazın sıcağında susuz kalmayıp bize supriz yapmazsa, suya gireceğim ilk kez bir nehirde....
*
Geceleri kıkırdayarak cibinliklerin içinde uykuya dalacağız sonra belki.. İçerde akrep görürsem, şaşırmayacağım.. Belki biraz sohbet ederiz kendisiyle hayat nasıl geçiyor diye..
*
Doğanın sessizliğinde, kendimizi dinleyeceğiz yeri geldiğinde... Ne çok şey biriktirdiğimizi, ne çok karmaşa içinde bu sadeliği istediğimizi farkına varacağız... Ve anlayacağız belki de, dağın tepesinde bulacağımız tek gerçeğin, yanımızda getirdiğimiz olduğunu...
*
Güneş muhtemelen orada farklı batacak ve gökyüzünde binbir yıldız eşlikte edecek akşamlarımıza... Yankılanacak kahkahalarımız gökyüzüne ve karşıdaki dağa... Niko ve Kenan’da benimle geliyor, fotoğraf çekebileceğim onlarla, kare kare- nefesimi tuta tuta doğadaki herşeyi ilk kez görmüşcesine..
*
Kendi meleğiyle konuşan hasta bir kızın hikayesini okuyorum son günlerde... Kitabı bitirmemek için direniyorum ki, bu tatilde uzaklara dalarak düşünebileyim meleklerin dediklerini istiyorum...
*
Güzel yemeklerde yiyeceğiz sonra manzaraya doğru açık havada.. Uzun zamandır kalabalık sofraları ne çok özlediğimi biliyorum... Kalabalık sofraları ve tabakların içinde "ye beni" diyen içine sevgi katılmış mamaları...
*
Bir de çok özel bir doğum günü kutlayacağız maytaplar ve mumlar eşliğinde, sevgi dolu iyi niyetlerimiz eşliğinde.... onu da unutmamalı....

Gidiyorum.. Sonunda...
Kuşlara söylemeyin,
onlar beni orada da bulurlar nasıl olsa...
..

5 yorum:

Cheetos dedi ki...

ahhh burcucum, nasıl özendim..
güle güle git, huzurla keyifle dön..
belki bigün birlikte de gideriz.. :))

Brajeshwari dedi ki...

Valla gidelim.
Sen bizi organize edersen, biz her yere gideriz..Minik bir piknikle başlamali belki..Hafif hafif gitmeye aliştirarak kendimizi:)

opuyorum.
sagol Cigdemcim,yanimda oldugum için..Seni de götürüyorum bak:)

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Ben gidisini kacirmisim ama, donuste sana "hosgeldin, yedigin ictigin senin olsun, gorduklerini anlat" demek icin burdayim bak..

berrin açılmış dedi ki...

burcu cum
ne güzel anlatmışsın...
heveslendim - bir seferinde de birlikte gidelim
ve fotoğrafları merak ettim
sevgiler
ba

:)den dedi ki...

Ruhuma yavaş yavaş süzülerek akan huzur verici blogunun müziği eşliğinde, ben de seninle gittim.
*Köşedeki ağaçtan aşağıya doğru inen patikadan bıraktım kendimi...
Bu gitmek nasıl iyi geldi yazamam ki, sözcükler yetmez ki...
Ruhum gitmeleri çok sever benim.Sonra bir dağın, tepenin yamacından eteklerimde biriktirdiklerimi dökmeyi...
Sevgi dolu gitmeler olsun...