14 Ocak 2009

Sizin aynanızda neler var?

Çok sevdiğim arkadaşım, hocam Brajabanita, bir yıl önce aylık Reiki çalışmalarının birinde, katılımcılara "Aynalık" konusunu anlatma görevini bana vermişti. Bugün dosyalarımı karıştırırken çalışma notlarını buldum. Bu notları sizlerle paylaşmak ve blogumda yayınlamak istedim.
Bana Arkadaşını tarif et, sana kim olduğunu söyleyeyim.
Karşımızda gördüğümüz ve bizi rahatsız eden her şey ve herkes ASLINDA “Biziz”.

Kimi nasıl tarif ediyorsanız, Siz ,O' sunuz. Evrendeki çekim yasası şöyle işer “Benzer olan birbirini çeker”. Bu anlamda, hayatımıza giren insanlar da bir şans sonucunda orada değildirler. Hayatımıza bir şekilde dokunmuş olan her insan, çekim yasası sonucunda bir aynalık göreviyle oradadır. Birinin bize aynalık yapması demek, bize kabul etmediğimiz ve kimse fark etmesin diye büyük bir gayretle kendimizden bile sakladığımız yönlerimizi göstermesi demektir. Ayna gibi, bunu; sizden yansıyan enerji ve size dönen mesaj olarak algılayabilirsiniz. Kime “kıskanç” diyorsanız o sizsiniz. Kimi “çıkarcı” görüyorsanız o sizsiniz. Ve ilişkilerimizde hep karşı tarafı eleştirirken, biz aslında eleştirdiğimiz şeyleri kendimize yormayı beceremeyiz. Bu zor bir şeydir. Ama bunun farkında olarak ilişkilerinizi gözden geçirirseniz, iç temizliğiniz çok daha hızlı olur-ilişkilerinizde huzur bulur ve sevgide kalmayı başarırsınız.


Hayatımızdaki aynalık görevi yapan insanlar bize ne gösterir?

Korkularımızı, kendimizde olan ama kendimize itiraf edemediğimiz özelliklerimizi, bizi anlatır. Biz; bize aynalık görevi yapan herkese minnettar kalmalıyız. Çünkü bizi tanımlayan herşey onlarda gördüklerimizdir.

Beyaz bir mekan düşünün. Orada sizden başka bir şey yokken tanımsızsınızdır. Eğer duvara bir siyah nokta çizilirse, siz o siyah noktaya göre tanımlarsınız kendinizi “ben kütle olarak o noktadan daha büyüğüm” gibi.. Bir çöp adam çizildiğinde “ ben canlıyım o değil” diye tanımlayabiliriz kendimizi. Hayatımızdaki insanların bize aynalık etmesi de böyle birşeydir. Sizinle aynı enerjide olan insanları etrafınıza çekersiniz. Siz bu enerjileri çözdüğünüzde ilişkilerinizde değişimi fark edersiniz. Bu enerjiyi çözemeyip, devamlı söylendiğinizde hayatınıza giren insanlarda size hep ayni enerjileri öğretmek için aynalık yapmak için gireceklerdir hayatınıza.

Çevrenizdeki insanlar hakkında yorum yaparken, şunu aklınıza getirmekte fayda vardır. Birine “Çok inatçı” biri dediğinizde, evren size “bak sende inat ediyorsun” dediğini hatırlayın. Bu farkındalığa varmanız zor olabilir. Çünkü egonuz işler. O yüzden kendinize zaman tanıyın. Kendinize sorun “ben hayatımın nerelerinde, hangi zamanında inatçılık ediyorum da (ettim de), burada kendimi görüyorum”.. Ve aynalarınız ile samimi olun. Çünkü onlar sadece ve sadece sizi gösterir. Önce kabul edin. Sık sık ve aynalığı yaşadığınızı hissettiğinizde bunu kabul edin, olduğu gibi kabul edin ve kendinizi bağışlayın. Egonuz ile savaşmadan, direnmeden kabul ederek işe başlayın. Kabul etmek ve bunu insanın kendine itiraf etmesi çok büyük bir adımdır. İçinizdeki değişim, gerçek kabul ile başlayacaktır. Kendinizi kabul edip, bunu sevgiye dönüştürebilirseniz, karşınızdaki kişiyi de affedersiniz. Siz enerjilerinizi değiştirdiğiniz zaman karşınızdaki kişilerin size karşı olan davranışlarını da değiştirmiş olursunuz. Sizden giden mesaj değiştiğinde, karşıdan yansıyıp size dönen mesaj da değişmiş olur.

Eğer çevrenizde yalancı insanlar varsa ve sizi bu huyları ile rahatsız ediyorlarsa, “Yalancı benim” demeyi öğreneceksiniz ya da onlara kızıp köpürerek çevrenizde kendinize çektiğiniz yalancı insanların sayısını artıracaksınız. Siz yalancı olduğunuzu kabul ederseniz, ya yalan söylemekten vazgeçeceksiniz (beyaz yalan bile olsa) ki size de yalan söylenilmesin, ya da yalan söyleyen insanlara kızmaktan vazgeçeceksiniz. Çünkü onlar da aynı sizin gibi bir takım korkuları yüzünden yalan söylüyorlar. Aynalık aynı zamanda korkularımızı da tanımlayan bir mekanizmadır. Aldatılmaktan korkan bir kadın, aldatılması gibi bir aynalık yaşayabilir. Bu anlamda yine aynamızı görmemiz gerekir. Korkularımızı kabul etmemiz, bunun nereden-ne şekilde kaynaklandığını çözmemiz ve onu sevgiye dönüştürmemiz gerekmektedir.

**Aynalıklarımızı bulmanın en kolay yolu yazarak çalışmaktır. Özellikle yakınlarınızla ilgili bir liste çalışması yapmanız çok faydalı olacaktır. Örneğin, kardeşinizi nasıl tarif edersiniz?; onun hangi huyları sizi sinirlendirir, rahatsız eder? Bu çalışmayı samimi bir şekilde gerçek duygularınıza sadık kalarak, hiç hafifletmeden ve kendinizi mazur göstermeden yapmanızda fayda var. Çünkü bu çalışmada egonuz yanınızda işbaşı yapmış olacaktır ve sizin kendi içsel farkındalığınızı ve dönüşümünüzü engellemek için elinden geleni yapacaktır. Egonuzun karşısında durabilecek tek anahtar kendinize karşı dürüst olmanızdır.

Bu listeyi yaptıktan sonra, tek tek her madde için kendinize "ben bunu, nerede, ne zaman, kime yaptım?" diye sorun.. Bazı maddeler için ise, ilk bakışta hayatınızda tam karşılığını göremezsiniz. Mesela eşiniz için "sürekli beni eleştiriyor" şeklinde bir maddeniz olabilir. Oysa belki siz onu hiç de eleştirmiyorsunuzdur. Ama belki içinize dönüp samimi bir şekilde kendinizle yüzleştiğinizde çocuğunuzu sürekli eleştirdiğinizi görebilirsiniz. "Ama o daha küçük, onun yönlendirilmeye ihtiyacı var." şeklinde kendinizi mazur gösterebilirsiniz. Ama evren bunu anlamayacaktır. Evren'e göre siz ne kadar olgun bir ruhsanız, çocuğunuz da o kadar olgun bir ruhtur. Onun sadece zaman zaman sizin rehberliğinize ihtiyacı vardır.**

Bunları yapmaya başladığınız zaman, aynalarınızı bir bir fark etmeye başlarsınız. Bu bazen keyifli bir oyundur, bazen de zor ama başarılı bir dönemeçtir. Unutmayın ki, Karşımızdaki insanda tanrısallığı arayıp, keşfedip,fark edene kadar kendi içinizdeki tanrısallığı da bulamayız.

Özetle..
-Aynalarınızı farkedin.
-Kendinize karşı dürüst ve samimi olun
-Aynaların size, sizde olanı gösterdiği şey ne ise Onu olduğu gibi kabul edin.(sesli onaylayın)
-Hissettiklerinizi sevgiye dönüştürün.
-Size aynalık eden kişiyi affedin ve aynalığı için teşekkür edin.


UNUTMAYIN
1- Ayna çalışması o kadar aydınlatıcıdır ki, egonuz sizi bu çalışmadan kaçırmak ister.
2. Hiç kimsenin kendi karanlık yüzünü kabul etmesi kolay değildir.
3.Temizlik yolunda aynalarını keşfeden herkes için, bu çalışma aslında çok keyif verici de olacaktır.
4.Ve unutmayın, kimseyi değiştiremezsiniz. Sizin enerjiniz değiştikçe çevrenizin enerjisi de değişir.


"Bizim özümüz sevgidir. Kendi özümüzde sevgiyi görmeye başladığımızda aynalarımızda da hep sevgiyi göreceğiz. Tüm bu çalışmalar sevgiye dönüş yolundaki adımlardır."

"İçinizde nasıl yürüyorsanız, dışarıda da onları selamlarsınız."



Kaynaklar ve Yazıya Alıntılar..
**İçimdeki yolculuk-Fatih Koçak
İçimdeki Yolculuk- Hilal Dilek
İlişkiler Üzerine -Neale Donald Walsch

Brajeshwari / 8 Aralık 2007 / Reiki Çalışma Notları


Görsel buradan alınmıştır.

23 yorum:

Arzu Pınar dedi ki...

benim de zihnim sıklıkla başkalarına kayıyor. o niye bunu yaptı, nasıl anlatsam da doğru yola girse diye. oysa ne salaklık, dön kendine bak dimi.

sufi dedi ki...

Sevgili Burcu;
Yine insanın kendini bulması yolunda en önemli konuya değinmişsin .Ustaların, bilgelerin öğretilerinde her zaman AYNA tabiriyle karşılaşmak ve evrende herşey bizim, biz de herşeyin yansımasıyız ona göre düşünüp yargıda ve beklentiden uzak yaşamamız gerektiği öğüdünü vermişsin.Ellerine sağlık.Aynı dilden konuşanlarla birarada olmak mutluluğu bana cennetteymişim hissini veriyor.Sizleri seviyorum.
"Aynayı koydum dizime
Ali göründü gözüme
Nazar kıldım kendözüme
Ali göründü gözüme"Gedayi'nin bu sözlerini söyleyebilecek günlerimiz yakındır inşaallah.Dilek

funda dedi ki...

çok güzel bir yazı burcu eline sağlık ben bu yazıyı kopyala yapıştır yapıpı zaman zaman okumak için kendime saklamak istiyorum izin verirsen, hırsızlık yapmış olmıyım :) reikiye çok ilgi duyuyorum, edirnede neden böyle bişey yok derken burada da açıldığını duydum, hatta oranın sahibiyle de tanışma şansım oldu. katılabilirsin tabi dedi , koşullarını öğrenmek istedim, en ucuz eğitim buymuş bünyelerindeki , benim bütçeme uymadı yazık ki.. neyse orasının hala işliyor olmasını umuyorum, çalışmaya başladığımda , ona ayıracak bütçem olduğunda mutlaka bu eğitimi almak istiyorum.. konuyla çok alakalaı olmadı bu yorum ama ne biliyim öyle yazıverdim dertleşme babında..

kutup zencisi dedi ki...

hayatımız ve aynalarımız... hayatımızdaki kişi ya da kişiler itiraf edemediklerimiz aslında, ne kadar da doğru...

çok başarılı bir çalışma, sağolasın...

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Çok keyifli ve çok yararlı görünüyor. Ben mutlaka yapacağım... Çok teşekkürler Burcu, yoluma ışık olduğun için...

beenmaya dedi ki...

iyi yansıtabilmek ve yansıyanı iyi anlayıp çözümlemek. bunu başarabildiğimiz müddetçe o ayna kendimize, etrafımızdakilere bir artı olarak eklenir. yoksa sadece kötü yansıyanlar ve yansıtılanlar yüzünden yanlış anlamalara, sorunlara sebep olabilir öyle değil mi...

bu arada sufi'ye canı gönülden katıldığımı belirtir ve kocaman öperim...

Haşim Arıkan dedi ki...

İnsanların birbirine yaptığı aynalık konusunda kafam çok net değil Sevgili Burcu. Mantığıma tam oturtamıyorum bu söylemi. Zaman zaman bu oluyor kabul. Ama her zaman ve her koşulda dendiğinde benim için ???. Belki henüz bahsettiğin şeyi tam algılayabilecek olgunluğa erişemedim. Doğruysa benim içinde bu söylem, zamanı geldiğinde okul beni zaten bulacaktır. Sevgilerimle:))

feanor dedi ki...

Reiki hakkında çok bir bilgim yok; ama hoşuma gitti yazdıkların :) Finaller bittiğinde biraz araştırsam iyi olacak sanırım :)

Basak dedi ki...

Çok güzel Burcucum. Bu ayna meselesi beni en çok meşgul eden oldu (hala da ediyor zaman zaman) keşif yolculuğumda. Sonuçta geldiğim nokta yazdıklarından farklı değil; diğer taraftan meselenin, henüz idraki tam olmayanlarda ciddi bir "kendini kandırma aracı" haline gelmesi ihtimali yüksek diye düşünüyorum. Hoşlanmadığı bir davranış karşısında "bu benim aynam, o zaman ben bunu hakketim" şeklinde bir kurban psikolojisi de yaratabilir ego hegomonyasında olanlar için. O da bir tercihtir neticede, yargılamak istemiyorum.

TUĞBA'NIN DÜNYASI dedi ki...

Merhabalar Burcu;
İyiki yazmışsın bu yazıyı okumak iyi geldi ve yazmaya başlayacağım bugün kendimi görebilmek için.Başkaları için söylediklerimde kendimi bulmak fikri güzel.Sonuçları da güzel olsun.Çok şey getirdi aklıma yazdıkların.Üzerinde uğraşmaya zaman var allahtan.Teşekkürler. Sevgiler

ümit dedi ki...

Ayna olayı bana biraz abartı gibi geldi.Hem neden olumsuzluklar üzerinde duruyorsunuz?Yoksa aynada gördüklerinizin yansıması mı?Reiki nin ve yoganın temel felsefesi insanları olduğu gibi sevip hoşgörü göstermek ve pozitif enerji vermektir.Sevgilerimle

owl dedi ki...

biz en çok kendimize benzeyen insanları severiz ve yine en çok bize benzeyenlere kızarız nedense

muet dedi ki...

Kişi içini ne ile doldurursa, dışından da o akarmış..

En çok kimi görür, kimi duyar, kiminle iletişim halinde olursak; sanırım ona benzemek kaçınılmaz bir sondur..

"Empati" daha da mantıklı geldi yazıdan sonra..

yazana dair dedi ki...

dış dünyanın sebep mi sonuç mu olduğuna cevap arayanların uygulaması gereken bir yöntem, listeleme. oynamayı sevenlere tavsiye edilir :)

Nilambara dedi ki...

"farkındasınız, içinizdeki huzurun dışınıza yansıyarak size geri döndüğünü görüyorsunuz..."

(henüz yayınlanmayan, 6 Ocak tarihli 'Altın Yolda' 6. bölümden...)

sevgimle...

tutsak dedi ki...

Kızmayacağınızı düşündüğüm için biraz sataşmak istiyorum. Şimdi ayna konusunda tam anlamıyla mutabıkız ama bir önceki yazınızdaki kalemler acaba neden hırsızdılar da size nasıl ayna oldular. Ufacık bir ayrıntıdır sanırım ama bildiklerimiz yada okuduklarımızı kendi yaşantımıza uygularken bir rehbere mutlaka ihtiyacımız olduğudur bu bazen 3 yaşındaki bir çocuk, bazen herkesin saygı duyduğu bir ermiş kişi ya da
çoğu kişinin nefretine hedef olmuş olan Şeytan bile olabilir(hatta derler ki mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır)ben de diyorum ki o mürşid şeytan bile olsa beni doğru yola ulaştırıyorsa EYVALLAH demeliyim.SEVGİYLE KALIN

Demet dedi ki...

Hep cok yaz ama böyle yazilardan daha cok yaz ne olur...
:)

Brajeshwari dedi ki...

Arzu’cum
Hepimizin kayıyor Arzu.. Gayet normal.. Bunu deneyimliyoruz zaten buradayız :)

Suficim
Aynı dilden konuşmak, aynı yerden bakmak, aynı özü görmek bir cennet yaratmak için yeterli sanırım. :) Biz de seni çok seviyoruz.

funda’cım
Aslında bazı şeyler için illa reikiye –yogaya ihtiyacımız yok.O yüzden kendini bu konuda eksik hissetme..Mutlaka zamanı geldiğinde, ihtiyacın var ise oraya dogru açılır bir kapı..Senin konuşur gibi yorum yazmalarını severim ben :)


Sevgili kutup zencisi
Teşekkürler kutup zencisi.. Evet bu bir çalışma..Bunu yorumuna cevap verirken tekrar yazmak isterim. Bir alıştırma aslında.. Aynalar her yanımızda :) Sende sağolasın..


Aydan Atlayan Kedi‘m
Ben sana teşekkür ederim.Yoluma eşlik ettiğin için.. :)

beenmaya’m
Kötü yansıma yoktur, kötü algılama vardır sanki :)Bende sana katılıyorum, sarılarak ...

Sevgili Haşim A.
Kesinlikle öyle..Her zaman her koşulda bizi göstermiyor olabilir. Bizi gösterirken başka birşeyi de işaret ediyor olabilir. Ayna çok büyük bir yansıtmadır sonuçta. Benim yazdığım çalışma sadece, insanların insanlarda sevmedikleri yönlerine kendi içlerinde arama ve temizleme aynalığı üzerineydi. Ne demek henüz olgunluğa erişemedim. Hangimiz tam erişebildiğimizi söyleyebiliriz ki.. Erişebilsek, o zaman niye buradayız..:)

Sevgilerimle

feanor
Sevgiler Feanor’a :)

Basak’cım
Herşey çok grift birbirine.. Aynalık, başka birşeyin devamı da olabiliyor. Bazen ego çıkabiliyor, bazen kurban ve bedel psikolojisi. Konunun bu kısmına aydınlık getiremediğim için yorumun bu anlamda önemli, teşekkür ediyorum.

Bu aynalık yazısı, katılımcılar arasında karşımızdaki kişiyi değiştirme, ondan memnuniyetsizlikler üzerineydi. Kadın kocasının onu çok eleştirdiğini söylerken, kendisi hiç durmadan kocasını bize eleştirirken göremiyordu kendini. Bu bizim işimize geliyor genelde. o yansımayı anlatabilmekti konumuz..

Bu konuda yazıdaki kaynaklarda çok daha derin bilgiler var.Yavaş yavaş öğreniyoruz hepimiz..

Seninle karşılıklı yapabileceğimiz uzun sohbetlerimizde bunu konuşma şansımız olduğu için seviniyorum.


Sevgili TUĞBA
İyi çalışmalar diliyorum. Cesaretini de kutluyorum. İnternetten yazının sonundaki kaynak kitaplari da almanı tavsiye ederim. Sevgilerimle..


Sevgili ümit
Yorumunuz için çok teşekkür ediyorum. Reiki ve yoga’nın temel felsefesi hoşgörü, sevgi ve pozitif düşünce üzerinedir. İnsanlar hoşgörülü olmak, pozitif düşünmek ve sevgiyi bulmak üzere bu etkinliklere katılırlar.Bu bir yoldur. Başkaları NLP yapabilir, Mevlana okuyabilir, doğa yürüyüşlerine çıkabilir, bunları bırakın evinde sevgiyle yemek yapabilir. Binlerce yol vardır. Ama her yol, önce negatif düşünen birinin pozitif düşünceyi anlaması için, önce kendi düşüncelerini, kendini anlamasıyla ilerler. Bu bir değişim –dönüşüm oyunudur.

Kendimizi nasıl tanımlayabiliriz. “Bana arkadasını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” diye harika bir söz vardır. Bu yazıdaki duvar anlatımı, aslında bizim kendimizi tanımlama biçimimiz için harika bir örnektir.Yazı her ne kadar negatif olumlamalar içeriyor gibi görünse de, kendimize bakmamız ve kendimizde gördüğümüzü anlamamız üzerine yapılmış bir çalışma notudur.Katılımcıların insanlarla ilişkilerinde, kendilerini görmelerine yönelik bir ihtiyaçtan doğmuştur. Elbette karşımızda öfkelenen birine sevgi ve hoşgörüyle yaklaşmalı. Ama kendi öfkesini anlayabilmek için reiki çalışmasına gelen biri, bunu anlamak için yol arayışına girmiştir.

Bende aynada yansımalarımı görüyorum. Kendi yüzlerimi gördüğümde, yansımaya kızmıyor, benden oraya aksedini keşfetmeye çabalıyorum. Klavuz yada rehber değilim, bu yolda hala öğrenciyim.

Yorumumla açıklamamı tam yapamamış olabilirim. Yazımda yanlış bir anlatım kullandığımı da düşünebilirsiniz. Yine de yazının sonunda kaynak gösterilen kitapları alıp okumanızı dilerim.
Çok Sevgilerimle...

Sevgili owl
Yorumun üzerine, yoga hocamın çok güzel bir sözü aklıma geldi.. “Aynı tüyden kuşlar, beraber uçarlar”... :)

Sevgili muet
“Kişi içini ne ile doldurursa, dışından da o akarmış..” ne kadar güzel bir söz bu..
Empati başka birşey sanirim Muet..Kendini karşındaki yerine koymak empati oluyor, karşındakinde kendinden olanı görmek değil sanırım..Sesli düşünüyorum.. :) Sevgilerimle


Sevgili yazana dair
Sebeb mi –sonuç mu... :)
“Her ikisi de”diye cevap verenler olabilir buna..
Çok teşekkür ediyorum..

Nilambara ‘cım
Merakla bekliyorum : )
Yeni açılımlar yapacağınızdan mutlu olarak...
Sevgilerimle..

Sevgili tutsak
Bunu farketmenize sevindim. Harikasınız.. Yazıların devamlılığını farketmişsiniz : )

Yazı da da geçer. Aynalar bize korkularımızı da gösterir. Aldatılmaktan korkan bir kadından bahseder. Ya yazılarının çalınmasından korkan bir blog yazarı, bu hırsızlıktan ne anlar : ) Çalışıyorum üzerine. Hırsız yok, ben yarattım onu...

Yazdıklarınıza katılıyorum. İyi –kötü yoktur. Rehber her zaman değişebilir (ben ona rehber demiyorum aslında ama) doğru yola uşaltırıyorsa diye bir beklentiye de girmiyorum. Karşıma çıkmasındaki nedene güveniyorum. Bazen güvensizlik göstersemde :) öğreniyorum..

Bana sataştığınız için teşekkür ediyorum ...:)Sevgilerimle...

Brajeshwari dedi ki...

Demet
Nerelerde olduğunu merak ettik..Umarım iyisindir.

Bende bu tür "hassas" şeylerden artık yazmasam mı diye düşünüyordum..

Basak dedi ki...

Burcucum yok yok devam et, böyle böyle taşlar yerine oturur. ben de aynı şeyi bekliyorum, ilk fırsat derine dalalım derim birlikte. hatta en güzeli bunu ıssız dağdaki evde yapmamız:)

Bilge'lik Yolcusu dedi ki...

Yıllar önce gördüğüm çok şirin bir kartpostal vardı. Minicik bir kedi yavrusu karşısındaki dev aynasında kendisini devasa,yeleli kocaman bir arslan olarak görüyordu. Yazınızı okurken onu hatırladım. Ve egosu kocaman insanları gördüğümde, kendi egomda biraz kabarma hissettiğimde de hep onu hatırlarım.
Oysa dön evrene bak...uçsuz bucaksız evrende bir kum tanesi kadar bir minik dünyanın üzerindeki zerresin sen. Eveeet içinde kainatı da barındıran bir minik zerre....
Aynamızı temiz ve doğru tutma dileğiyle...
Sevgiler....

Mehtap P.G dedi ki...

Burcu'cugum, benim kafam karisti. Pozitif bilimlerde benzer yukler birbirlerini iterler..kimyasal maddeler, iyonlar, kendilerinden farkli elektrik yuklerine dogru hareket ederler.. biz niye benzerimizi cekiyoruz ki?
ben biraz dusuneyim bakayim bu konuda.. :-))
not: bu arada hirsiz teyzem kimlik bunalimina girmis. saclarini kisa kestirip, adini burcu diye degistiriyormus haberin olsun..!

Geveze Kalem dedi ki...

Ne güzel özetliyorsun...:) Ufacık çocuklara okusam anlarlar.
Sevgilerimle...