21 Nisan 2009

KöK




Tohum, sırlarını kökleriyle taşır...



Kalbimin tam orta yerinde köklerini hissederim bazen... Hissettikçe köklenir... Göğüs kafesimin içinde büyütürüm onu... Sığmaz sanırım oraya, öyle büyür bazen, genişler... Göğsümün tam ortasında... Ellerim kollarım tüm gövdem köklenir sanki toprağa tekrar... Tutunurum... Suya susamış bir saksıyı şımartırsınız ya, taşar kabından su... Öyle dolarım işte, gözlerimden taşar mutluluk...

.
Şu aralar hayatın içinde, hayatın koşturmacasında başka birşeyin keşfindeyim. Bazen kaybetsemde kendimi, “koşturma adı” altında... Bilirim, orada köklenmektedir o... Koca bir ağaç gövdesiyim. Kalbimde atar köklerim...

.
İlk bunu hissettiğimde bilinçsizdim. Duygu yoğunluğu sandım. Sonra bir şarkı kapılarımı açtı sanki.. Tüm bedenim titredi... Korktum hatta... Anahtar bulmuş gibiydim. Şarkıyı o günden beri her dinlediğimde içimde aynı yerde buluyorum kendimi... O güzel derinlikte... Bana yazı yazdırıyor, öğretiyor, bana başka başka kapılar açıyor ve suluyor topraklarımı her seferinde... O ağaca sarılmış buluyorum kendimi o şarkıyı her dinlediğimde... Evde sık sık dinlendiği için, gülümsetiyor tekrarları... Ama bilinmiyor ki, ben o anda içimde başka bir kapıyı açmaktayım... O şarkı Yansıma ve Yanılsama şiirimini bana yazdıran
şarkı... Bloğumun gizli anahtarı...

.
Sonra, başka bir kapı buluyorum başka bir müzik eşliğinde...

.
Birgün yoga dersine erken gidiyorum. Soruların olduğu ve cevaplar için aydınlığı beklediğim zamanlardan geçiyorum. Biliyorum o cevapların geleceğini... Zamanını kollamıyorum. Sadece soruyu yaşıyorum o aralar... Gün o gün ya, derse yine kimse gelmiyor. Umursamıyoruz, gelmemeleri gerekiyormuş demek ki diyoruz. Eğitmenim ile yoga yerine meditasyon yapmaya karar veriyoruz. Biliyorum o kararı da aslında biz vermiyoruz.
.
Stüdyonun ılık enerjisi, sessizliği beni sarıp sarmalamış bile çoktan.. Işıkları kapatıp, oturuyoruz... Sonra fonda Krishna Das'ın "Baba Hanuman" parçası çalmaya başlıyor... Kapılar açılıyor yine... Köklerim kalbimden çıkacak gibi... Mutluluktan öte birşey yaşıyorum.
.
Rüzgarla beraber salınıyorum bazen, bazen dallarımla uzanıyorum yukarılara, havalanıyorum, toprağı kavrıyor kökleniyorum, rüzgar oluyorum, toprak oluyorum, büyüyorum sanki.. Yine kabına sığmıyor, taşıyor gözlerim... Ellerim göğüs kafesinde, avuç içlerim birbirine değiyor tam kalbimin üstünde... Sıcacık olmuş ellerim... Sol elim, sağ elimle kavuşuyor. İçimdeki iyi ve kötü kavuşuyor. Dişi ve erkek bütünleşiyor. Şefkat ve nefret bir oluyor. Siyah ve beyaz, Ben ve sen, tüm zıtlar kavuşuyor, sarılıyor. Tek birşey kalıyor geriye, o da tam gögüs kafesimin orta yerinde...
.
Bedenimi unutuyorum, bedenmişliğimi... Ben sadece o beden değilim.. O bedenin yaşattıkları değilim. Her nefes alışımda, genişliyor ve derinleşiyorum kendimden taşmalarımda.. Taşıyorum.
.
Beni yerimde sallatan rüzgara teşekkür ediyorum..
Dallarımı ıslatan görünmez yağmura..
Kalbimin içindeki o verimli toprağa...
Köklerime, gögüs kafesimin büyüklüğüne....
Gözlerimden taşan mutluluğa..Gülümsetene...
İçimdeki öze... .... .. .
.
Tohum, miniciktir...
Sevgiyle katılır kalbimizin en derinine, öze..
.
Kendi sırrını taşır her tohum..
tam orada, kalbimizde...

İşte ben o sırrı çok seviyorum.
Şu aralar topraklarım genişliyor
büyüyorum..


...
Kirshna Das_ Baba Hanuman
şarkının hepsini dinlerseniz, kimbilir belki siz de filizlenirsiniz ?


11 yorum:

beenmaya dedi ki...

Seni düşünüyorum hayatın içinde, sonra seni ve içindeki hayatı... Bir umut ya işte, yakalarım belki diye kollamaya başlıyorum tekrar iğne deliğinden geçen zamanı. Derken, açıyorum gözlerimi yeniden. Açıyorum ve bakıyorum. Çünkü sen hayatsın biliyorum....

Arzu Pınar dedi ki...

:) dinliyorum.

K®HAN dedi ki...

tohum sırlarını, kökleriyle taşır...
taşır, taşır, taşır, taşır...
sırlarla dolduğunda meyve
kendini boşluğa bırakır.

eğer sırrı tam olarak
alabilmişse eksiksiz
içinde bir tohum taşır
ve baharda yeniden uyanır.

yoksa çürür kalır.

sufi dedi ki...

Sureti hayatın içinden geçerken,kendi içinde nehirlerin akışını dinleyen kız; Bırak köklerin kök salsın sınırsız sonsuzluklarına, dalların da meyva dolup eğilsin beden toprağına.Sen bizim için her şekilde değerlisin.

Nilambara dedi ki...

Tohumların çoktan genişleyen toprağında filizlendi, çiçeğe döndü ve şimdi ürünlerini veriyor, bize de keyifle paylaşmak düşüyor :))

Krishna Das'ın en sevdiğim parçası ile de kanatlandırdın, bulutlardayım :)

Belgin dedi ki...

Burcucum, cok güzeldi, kendimi ulu bir agac gibi hissettim yazini okurken:) Yüregine saglik canim:))

hayalcianne dedi ki...

:)
sizi yakın zamanda buldum ve bu yazı ötesi şeyleri okumak benim için tesadüf değil biliyorum
yaşamın bu mükkemmel ötesi karşılaşmalarının ince kesişmelerini fark etmeye başladığımdan beri
dünya sanki başka türlü dönüyor gibiii

Filiz dedi ki...

Küçücük arsız bir çocuk, sanki tohum. Rüzgara uyup savrulan, yağmurla ıslanan. Güneşle ısınan, toprakla sarınan.
Filizlenen, büyüyen,
Olgunlaşıp, meyveler veren.
Evrene yeni canlar sunan...
Belki de sen olan, anne olan..
Bununla yetinmeyip, soyunu süren, kökler salan.
Bitti derken, yine, yeni, yeniden başlayan.
Ne kadar değişse bile özünde kendini koruyan.
Sevgiyi taşıyan.
Öldü derken, bir çiçekle yeniden hayat bulan....

Sevgili Burcu,
Senden yansıyan Ulu ağaç öyle bir oksijen üfledi ki,
Nefesini ta yüreğimde hissettim. Tazelendim sanki...
Dalların göklere, köklerin en derinlere uzasın...
Toprağın verimli, umudun bol olsun.

Öğrendiğin sırları, bizlere, her zaman fısıldayabilmen
dileği ile. Sevgilerimle...

Pırıltılı cadı dedi ki...

eskı yenı, sana ait yazılarını her okudugumda, kendımde yenı bırseyı farkedıyorum. bazen olanda bır hayır oldugunu kabuledemesemde, bugununde bıtecegını, yenıye adım atacagımı bılıyorum.. bu içimde bir düğümü çözmek gibi.. huzuru aramak gibi.

senı ve yazılarını blogunu tanıdıgım ıcın kendımı gercekten cok sanslı sayanlardanım..
tesekkurederım,
sevgilerimle
pırıltılı cadı..

ENERJİ dedi ki...

Filizlenmiştim çiçek açtım sırrınla.Çok özelsin.Işığını alıyorum.Sevgiler:))

Brajeshwari dedi ki...

beenmaya Bende yakaladığın, sensindir aslında..İkimizde belki iğne deliğinden yakalıyoruz birbirimizin hayatını,... Ne mutlu ki......çok değerli...

Arzu Pınar :) sevindim dinlemene....

K®HAN Tam tamamlayıcı olmuş yazıya, boşlukta bırakıp kendimizi, sırlarımızı taşımalı toprağa... Doğduğumuz, Beslendiğimiz ve varacağımız.... teşekkürler

sufi Suficim, her zaman çok güzelsin...Teşekkür ediyorum...

Nilambara Bulutlarda değilsinizdir de o, kanatlarınızı açmışsınızdır bence :)

Belgin O Ulu ağaca selam olsun,....

hayalcianne Seni de tanımak tesadüf değil, köklerimiz aynı toprağı kavrıyor ne de olsa...:)

Sevgilerimle.....

Filiz Öğrenmiyoruz, hatırlıyoruz belki de... Tohumdaki sırları biliyoruz aslında... Rüzgar bizi taşıyor birbirimize :)

Teşekkür ederim Filiz... Ne güzel ismin....

Pırıltılı cadı Bir avuç pırıltı bırak arkanda hep böyle... Bu sanş ikimize dair olsun...Sevgiler kendini cadı diye tanımlayan Afacan kadına....

ENERJİ Siz özelsiniz..Hepimiz gibi... tek tek... kocaman bir ışığın parçalarıyız..Büyüdükçe ışırız... Sevgilerimle ...