24 Şubat 2009

korkmaktan Korkmuyorum...


Bundan yıllar önceydi. En yakın arkadaşım Özge İngilterede master yapıyordu. Artık geceleri onun yokluğunu aratmayan sevgilisi Koçi ile beraber dışarıya çıkıyordum. (Koçi , soyadı olan Koçak'tan türetilmiş bir takma isimdi.) O zaman barlarda DJ lik yapıyor, beraber girdiğimiz her yere bedava giriyor, hoş karşılanıyorduk. Dünya tatlısı kocaman bir adamdı. Beni koruyor, kolluyor, abilik ediyor, zaman zaman yanımdaki korumacı haliyle bahtımı kapatsa da, en önemlisi ikimiz beraber olunca Özge’yi özlüyor, bu özlemi beraber paylaşıyorduk.

Yine bir gece Koçiyle buluştuk. Barın girişinde Koçi sayesinde tanıdık kontejanından harika karşılandık. Barda yerimize kadar eşlik edildik. Bu arada Koçi tanıdığı herkesi öpüyor, sarılıyor, bir yandan da göz ucuyla beni yanlız bırakmamaya çalışıyordu. Öpüşme –selamlaşma faslı bitince barda oturup rahatça sohbet etmeye başladık. Çevremizdeki herkes alkolunde etkisiyle dans ediyor, biz etrafı izlerken, sohbet etmeye devam ediyorduk. O sırada oturduğum yerde, arkamdaki boşluktan biri beni sıkıştırarak barmene içeceğini söyledi. İstemsizce sıkıştırıldığım için, arkamı dönüp baktım. Çocuk rahat bir tavırla gülümsedi. Ama ben ona gülümsemedim. Koçiyle sohbetimiz devam ederken, yarım saat içinde aynı çocuk yine aynı şekilde beni oturduğum yerden sıkıştırdı ve bara uzandı. Yine arkamı dönüp baktım. Yandan kalçasını bana doğru savurdu, aynı gülümsemeyi yüzüne taktı, göz kırptı, içkisini alıp uzaklaştı. Beni o kadar dar bir alanda sıkıştırdığı için bir özür bekliyorken, Koçi’ye dönüp, bu da neydi dedim. Koçi benimle yer değiştirdi. Birkaç saat sonra sohbet iyice koyulaşıp, muziğinde etkisiyle keyfimiz yerine gelmişken, ainden barın içindeki herkes çoşkuyla el çırpmaya başladı. Arkamızı dönüp, neler oluyor diye baktığımızda, yarı çıplak, vucudunun üstü ve yüzü simlerle kaplı, altında dore pantolonlu bir erkeğin içeri girdiğini gördük. Koçi, gecenin ilerleyen saatlerinde dansçıların çıktığını, bu simli yaratığında onlardan biri olabileceğini söyledi. Çocuk dans ederek kalabalığın içine girdi, yanına gelen herkesle birkaç figür beraber dans etti ve bara doğru yaklaştı. Bir bardak su istedi. Yanımdan geçerken yine kalçasını atarak, “naber fıstık” diyerek uzaklaştı. Bu simli dansçı, biraz önce beni sıkıştıran aynı çocuktu. Biraz önceki gülümsemenin, rahat tavırların nedenini şimdi anlamış oldum.Çocuk beni gözüne kestirmiş oldu.

Önce dans ettiği kare standa çıktı, dj tempoyu arttırdı, içeride herkes kendinden geçerek dans etmeye başladı. Simli dansçıyı izlerken, bedenini kontrol edişine, tempoyu ayak uyduruşuna hayranlıkla bakıyordum. İçimdeki kızgınlık duygusu, takdire dönüştü bir anda... Birkaç şarkı sonra, dans ettiği standtan indi ve içerideki herkesi çoşturmak adına gelip bizim oturduğumuz barın üstüne çıktı ve tam önümüzde dans etmeye başladı. İçkilerimizi elimize alıp, kafamızı ona doğru kaldırarak dansını izlemeyi sürdürdük. Bir ara bana doğru eğilip, “Barıştık mı?” dedi. O an herkesin gözdesiydi, barışmadık desem neler olacağını bile düşünemediğim için evet anlamında kafamı salladım ve içkimi ona doğru uzatıp şerefe yaptım. Gülümsedi, birkaç figürü önümde bana doğru yaptı bu barışmanın şerefine... Arka taraftaki bir guruh çığlıklar içinde eşlik etti bu dansa... Sadece onu izlerken, ne ara elini bana uzattı, beni barın üstüne çekmeye çalıştı hatırlamıyorum. Elimde içkim, Koçi’ye beni kurtar diye bakıyorum, Koçi gülümsüyor ve “hadi dansedersin” diyor gözleriyle... Şimdi yılan gibi kıvrılan simli adamla, işten çıkıp gömleğiyle gelmiş ben barın üstünde duruyordum. Ne yapacağım ben dedim içimden. Tempo arttı. İçeride dansçının yaptığı bu jeste herkes çığlıklar atarak onay verdi. Dansına alkış tuttum bir süre, çok utanıyordum. Barın üstündeydim, tüm hayatım gözümün önünden geçti. Simli adam, en favori hareketlerinden birkaç figürü yanımda döktürdü. Anladım, barışmamıştık. Bu dansın hadi sıra sende kısmı da vardı biliyordum. Tamam dedim. Yapmadığın şey mi... Tempoyu duy ve bırak kendini... Sen ne hissedersen, onu hissettireceksen.. Ezbere değil, hissederek dans et.. Cesur ol.. Simli adam, içine yılan kaçmış hareketinden sonra, kalçasını bana doğru savurdu yine, elini beline koydu, “hadi bakalım dedi” gözleriyle... Dans etmeye başladım, bıraktım kendimi... İyi bakalım dedim kendi kendime, neden korkuyorsun ki, cesaret korkmamak değil ki dene.... Tempoyu duydum, ayaklarımı ona uydurdum. Kollarımı ve bedenimi kendi bildiği figürler içinde bıraktım ve düşüncelerimi attım bir kenara, sadece dans ettim. Simli adam bir süre baktı, sonra mutlu oldu ve bana eşlik etmeye başladı. Aynı figürleri yapmaya başladığımız zaman, içerdekiler iyice çoştu, Koçi o an bana gururla bakmaktaydı. Şarkı biterken ona kalçamı savurdum, “Şimdi barıştık” dedim, teşekkür ederek gülümsedim. Elimi tutup öptü, beni sandalyeme indirdi. Alkışlandık bir sürü... Ben saklanacak yer aradım bana bakan, gülümseyen tebriklerde..

Gece bittiğinde, Koçi’yi tanıyan bar mudavimleri artık beni de tanıyordu. Hatta sonradan öğrendiğim kadarıyla, Koçi’ye benim için burada dans etmek ister mi kendisi diye sormuşlar. Yaptığımız showun bir kurgu olduğunu sanmış içeride bizimle dans eden muşteriler.. Ben ise sabah unutmuştum herşeyi... “Burcu, yüzündeki o simlerde ne öyle” diye sabah kahvaltısında Annem sorunca hatırladım geceyi..
....
Gecen Pazartesi hocalardan biri burnundan ameliyat olduğu için dersini ben vermek zorunda kaldım. Yoga vereceğimi umarak gittim. Fakat bir yandan da katılımcı profilinin Pilates dersine geldiğini bilerek huzursuzdum. Ders sandığımdan kalabalıktı. Onlara yoga egitmeni olduğumu söylediğimde, (Korku bu ya) arkadaki bir çift pilatese geldiklerini ve haber verilmemisinden dolayi rahatsızlıklarını dile getirdi. Tamam dedim.”Yogayla esneyeceğiz, Pilates ile güçleneceğiz, merak etmeyin”. Bunu söylerken, dersi nasıl bitireceğimi bilmiyordum. İçimde yine aynı korkuyu hissettim. Girdiğim pilates derslerinde öğrendiklerim yogaya benzerdi. Yapabilirdim, ama mutlu olurlarmıydı. 23 kişi yüzüme bakıyordu. Bırak dedim, teslim et kendini... Yapabileceğinin en iyisini yap ve gülümse... Robbie Williams ve Madonna eşliğinde aylardır öğrendiğim ve derslerimde deneyimlediğim yoga-lates hareketlerini önce kendim yapmaya, sonrada anlatmaya başladım. Dersin sonunu yogaya bağladım. Ders bittiğinde, saçlarım bile ıslanmıştı. Katılımcılar, memnuniyetleriyle beraber, diğer ders saatlerimi sordular ayrılırken...

Cesaret ile Cahillik arasında ince bir çizgi var.
Cahilliğin altında bilgisizlik yatar, cesaretin arkasında da korku..
Cesur olmak, korkuyla savaşmak değildir. Cesaret risk almak değildir.
Korkuya rağmen var olmaktır.
Çok korksan da, yine de denemektir.

Bırakın kendinizi, teslim edin evrene, tempoyu dinleyin.
Neyi yapamam diyorsak, sadece inanmıyoruzdur.
Neyi ol’amam diyorsak, olmadığımız sadece yapmaya çalıştığımız içindir..

Ben bugun bunu öğrendim.
Korkularıma rağmen, denemekten vazgeçmeyeceğim.
Korkmaktan, korkmuyorum..

..
Görsel buradan alınmıştır.

41 yorum:

hayalcianne dedi ki...

keyifle okuyorum bence çok derinlikli ve akıcı okurken her satırı bana bir çok şey katıyor

bugünde yazınızın son kısmından çok etkilenerek bloğumda linki size yönlendirerek alıntı yaptığımı bilginize sunarım
sevgiler

Fortunata dedi ki...

Merhaba,
Tam cesaret, korku, denenmemişi denemk ve risk üzerine düşünürken bu yazı gayet güzel geldi. Paylaştığın ve bu kadar okunabilir şekilde yazdığın için şanslıyız:)))

Allegra'nde dedi ki...

yazıyla alakalı olarak o kadar güzel müzikler seçiyorsun ki dansçıyı bilmem ama o klüpte kesinlikle dj olabilirmişsin ;)

Ful yaprakları dedi ki...

her zamanki gibi çok keyifli bir yazıydı...
En sonundaki dersi ise 3 kere okudum.
çok haklsısın, korkularımızdan ve korkmaktan korkmamalıyız,
bu sözler beni soğuk duşa girmişcesine kendime getirdi!
Teşekkürler :))

Basak dedi ki...

Burcucum bu kadar doğru söze ne denir?

Ozgur Turan dedi ki...

GEçnlerde bir yerde okumuştum; yaratıclığın önündeki en büyük engel neymiş biliyor musun? Risk alamamak. Ve en çok savunduğun ve bahane bulduğun konu, senin en büyük engelinmiş.
Dans olayında sanki ben yaşıyormuşum aynı hisleri gibi okudum. Bırakmak, teslim olmak ne zor bazen.
sevgiyle kal.

Basak dedi ki...

Ha bir de; izninle bu yazına bizim blogtan bu haftanın beğenileni olarak link vereceğim:)

bennkimim namı diğer orguknit dedi ki...

Canım çok güzel şu verdiğin telkinler harikaydı.
Sana danışacaklarım çok aslında.
Şimdi anne olmak için tedavilere başladığımda,hep yoga ve meditasyon
yap derlerdi.
Yoga yaparken ve isteğime odaklanmam için bana telkin sözcüklerinden örnekler verirmisin.
Vücudumun çok rahat şekilde olmasını istiyorum.
Tedavi başarısında çok önemli
Sevgiler.

owl dedi ki...

Müthiş bir yazı olmuş bu gerçekten. Birden kendimi daha cesur hissettim, tanığım en korkak insan olarak.

gülinAydın dedi ki...

Bende keyifle ve merakla okudum..
Bayıldım...

paNDuf

Pırıltılı cadı dedi ki...

Burcu harikasın, yazılarını okurken bu kız galıba bıraz agır abi diye dusunmusdum, ama anladımkı içi içine sıgmayan, kıpır kıpır bir genk kız var karsımda.. hayatı yasayarak ogrenen, kımı zaman dans edıp oynayan, kımı zamanda bır fılmın ıcınde kaybolan.. ve yazdıkların okadar dogru kı, ınsanların yapmalarına engel olan tek sey korkuları ve ıclerınde buyuttuklerı endıselerı.. korkmuyorum hıc bıseyden, denemeden bılemem hayatı..
tesekkurler,
sevgiler :)

Demli Hayat dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş.
Sonunda, insan derin düşüncelere dalıp gidiyor.

Zehra Gürgen dedi ki...

bu yazıyı birkaç defa okuyacağım galiba..
çok hoş bir yazı..sevgiler.

ozke dedi ki...

harika bir yazı elinize sağlık, bir solukta okudum ve inanılma keyif aldım. ve son bölüm gerçekten denemeye değer :)

Biraz dedi ki...

Simdi bana yazdiginiz yorumunuzun ardindan en son ne yazmissiniz diye geldim...hem cok anlamli hem de cok surukleyici bir yazi okuduguma cok sevindim...keyifle okudum...kaleminize saglik.

Yazimda da dedigim gibi cok iyi yazarlar var blog yazarlari arasinda...bilmem anlatabiliyor muyum:)

sufi dedi ki...

"Korkmaktan korkmuyorum "diyerek bana da yoga yaptırttın,Barın üstüne beni de çıkartıp bu "küçücük" yaşımda raks ettirdin, düşündürdün...Seni seviyorum burcucum.Yüreğine sağlık, dilek.

Cheetos dedi ki...

Burcucum, cesur yüreğim, süperdi.. :)

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Danstan söz ettiğin bölümde gerildim. hiç becerebildiğim birşey değildir dans. Fakat sonra yazıyı okuyup bitirdiğimde ise şunu diyordum: "Neden olmasın?" :)

beenmaya dedi ki...

benim halay çekmeli ama hatırlamadığım maceramı hatırlattı bana yazın ve dansın :))

ha bir de ozzy osbourne'un şarkısı

açılamayacak kapı yok
düzeltilemeyecek yanlış
söylenemeyecek şarkı yok
ne ulaşılamaz amaçlar var
ne kurtarılamaz ruhlar
tartışılamaz gerçekler yok...

denemeden nasıl bilinebilinir ki yeter ki denemekten vazgeçmemeli öyle değil mi...

yazana dair dedi ki...

bir günü "blog korku günü" ilan edip herkesin korkmaya dair birşeyler yazmasını sağlasak ya :)
ben seni geçen sefer kızdırmayı başaramadım di mi :P

Array! dedi ki...

Çok keyifli bir yazı olmuş, sonuna kadar merakla okudum. Korkmaktan korkmamak? Çok iddialı geldi Burcu'cum :) Sanırım ben korkuyorum bu aralar, korkmak da buna dahil

Abi dedi ki...

herşeye rağmen denemek...
Çok güzeldi.

LOYA dedi ki...

Çok zevk aldım okumaktan ve yazdıklarını düşünmekten.teşekkürler :)

düş dedi ki...

Osho derki; Yeni olan yabancıdır. Dost olabilir, düşman olabilir. Kim bilir? Bunu bilmenin bir olanağı yok!
Bilmenin tek yolu, ona izin vermektir; tedirginlik ve korku o yüzden yaşanır. Yeni olan seni dönüştürecek.

OLANa izin vermek çok kapılar aciyor,cunku egomuz bizim herseyi bildigimizi saniyor ve bir de ustelik buna cok inaniyor, bilmedigi durumda da panikliyor, oysa öz ,yaşamın tanığı korkusuzdur..

sevgimle
nil

Filiz dedi ki...

Süper bişey insanın korkmaktan korkmaması ve cesur yürek oluşu.
Yazılarınızı çok içten ve samimi bulduğumu belirtmek istedim.
Elinize sağlık..
Daha öncede yazmıştım. Sanırım sansüre yakalandım. :)

Subhankari dedi ki...

önce koktuğumu kabul etmeyi öğrendim... sonra neden korktuğumu anlamaya niyet ettim... o halde şimdi de korkmaktan korkmayarak yola devam mı yani?... BuYcuM... birlikte büyümeyi/yürümeyi ve yazdıklarını okumayı seviyorum... hmmm... hatta birlikte korkmayı da sevebilirim sanırım... mıyım? işi sulandırıp, bir korku filmi gecesi hayal ettim birden...

kelebeklerözgürdür dedi ki...

galiba sen, yoga eğitmenliğine, yazılarınla meditasyon deneyimi yaşatmayı da katacaksın sevgili brajeshwari. her yazı bir öncekini solluyor :)) inanılmaz iyi şeyler hissederek ve birşeyler öğrenerek ayrılıyorum bu sayfadan her defasında...bu deneyimi yaşattığın için sana teşekkür ederim.

kalemine sağlık!!! sevgiler...

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

Son kısım gerçekten güzel.
Neyi yapamam diyorsak, sadece inanmıyoruzdur.
Bende şunu ekliyorum.
Bu hayat korkaklara mutlu olma hakkı tanımıyor.

Adsız dedi ki...

belirtmek isterim ki
alıntı meselesini
abartıp şahne müziklerinizden birinide bünyeme çekmiş bulunmaktayımm
umarım mahsuru yoktur
sadece yazılar değil müzikte insana okadar iyi geliyor ki,
alıntı olayını oldukça abartığının farkında ama kendine engel olamayan hayalcianne

Özge dedi ki...

Korkmaktan korkmamak bana göre senin her zaman en güçlü özelliklerinden birisi olmuştur. Önemli olman bunu sonunda farketmiş olman:) Denemeye devam et bitanem. Sevgiler...

Nilambara dedi ki...

önce korktum... çok geç kaldım, neler kaçırmışım dedim... :)
sonra her satırda büyüyen keyifli bir yolculuğa çıktım :)
alınacak çok cümle buldum, seçememekten korktum, seçmekten vazgeçtim ;))

tekrar hatırladım,
"bilmediğimiz cennete gitmektense, bildiğimiz cehennemde kalmayı tercih ederiz" bu tercihi kırmanın tek yolu "KORKMAKTAN KORKMAMA"yı, cennete giden yolda en büyük pranganın "korku" olduğunu hatırlatan yazına bayıldım, korkmadan... :)

sevgimle,

tutsak dedi ki...

Yorum yazdığımı zannediyordum ama gene blogger ın azizliğine uğradım sanırım.
Resim deki yazı dikkatimi çekti benimde;''düşeriz ve uyandığımızda nasıl cesur olabileceğimizi öğrenebiliriz'' diyor sanırım yarım yamalak ingilizcemle anladığım kadarıyla.
Birzamanlar olan yükseklik korkumu aynen o şekilde yenmiştim.Rüyamda bir yamaçtan koşarak aşağıdaki uçuruma aldırmadan boşlukta 100m. kadar koşup geri gelmiştim yanınmdaki 4 dostun desteği ile. O günden sonra yükseklik korkusu falan kalmadı.
Sevgiler

Geveze Kalem dedi ki...

Nasıl becerdin yine Burcu; yazıyı kahkahalarla okumaya başlamışken sulu gözle bitirebilmemi?
Tam ihtiyacım olan zamanda, ihtiyacım olan sözlerle karşıma gelmeyi nasıl başarıyorsun?

Sen nasıl başarıyorsun da ben başaramıyorum Burcu? Nedennnn? Neden kahrolası, nefret ettiğim korkularımı delicesine bırakmak isterken bırakamadığım için hırçın öfkelere kapılıyorum?
Ben bu korkuları ne zaman yapıştırdım ruhuma? Nasıl unuttum kim olduğumu?


OOOOOOF!

Brajeshwari dedi ki...

hayalcianne
Güzel görüşlerinize teşekkür ediyorum :) Alıntı içinde ayrıca teşekkürler..Sevgilerimle...

Ha bu arada muzikleri alabilirsiniz. Onları ben söylemediğim için,almakta özgürsünüz :) Sevgiler....


Fortunata
Okunur olmasına sevindim :)
Cesaret konusunda sende hiç süphem yok Fortunata..

Sevgilerimle...

Allegra'nde
:) Rock DJ !!


Ful yaprakları
korkularımızdan ve korkmaktan korkmamalıyız, Herşeye rağmen denemeliyiz. Deniyoruz da zaten yazarak, paylaşarak :) Sevgilerimle...

Basak
Sevgiler, öpüyorum Başakcım... Görüşemedik doğum gününde..Ama hala bir kutlama yapacağız.. Suprizim var sana !!

Ozgur Turan
“Neyi inkar ediyorsak, en çok ona yakınız” diye bir söz var yorumun sonrası aklıma gelen...

Hayatta yapmayacağım şeyler var. Ama yapamayacaklarım konusunda düşünüyorum hala, neden korkuyorum diye... Bırakıp, teslim olmadan önce “neden” diye sormak lazim belki de...


bennkimim namı diğer orguknit

Seni ve aileni seçecek zaten bebek :) Sadece onun geleceği zamanı kendisinin ayarladığını bil.. Telkinleri olumlu olumsuz devamlı yapıyoruz aslında... Vucudun zaten rahat ve buna hazır... Buna güven.. Vucudun rahat olmasını istemekten öte, bunu sık sık söyle kalpten inanarak.. Sağlıklısın ve hazırsın... Tüm bunlar için yoga yapmana gerek yok aslında... Yine de bana mail atabilirsin istediğin zaman... Sevgilerimle...

owl
Hepimizin içinde bir cesur var aslında, sadece korkak olduğumuzu söylüyoruz, en azından "denedim" demek yerine. Bu daha güvenli geliyor bize....:) Sevgilerimle...

gülinAydın
Teşekkür ediyorum. :) Mutlu oldum..

Pırıltılı cadı
Yazılar bizim kişiliğimizin yada hayata bakışımızın ne kadarımızı yansıtıyor emin değilim bu konuda.. :) Ağır konular yazıyor gibi görünsemde, herkes gibi yaşıyorum. Bunları öğreniyor, deneyimliyor ve yazmayı seviyorum. Bir delinin içinde de bilge bir yan, bir yaşlının içinde de bir çocuk vardır hep.. Sevgilerimle....


Demli Hayat
Teşekkür ediyorumm..:) Sevgilerimle...

Zehra Gürgen
Çok teşekkür ederim.. Hoşgeldiniz..:) Sevgiler

ozke
Ben teşekkür ederim Özgecim..Umarım bir gün hep beraber dans ederiz:)

Biraz
Çok teşekkür ediyorum..Hepimiz bir değeriz ve bence hepimiz harikayız... :) Sevgilerimle....

sufi
Sen herşeyi yaparsın, herşey olabilirsin bence Dilekcim... Ama herkes sen olamaz :) Bende seni çook seviyorum..

Cheetos
Teşekkürler... Cesur değilmiz hepimiz? Yollar bize biraz daha cesaret demiyor mu her seferinde ? Öpüyorum : )

Aydan Atlayan Kedi
Bence kendine bile şaşırabilirsin Kedicim.. Ne yaptığımız, nasıl becerdiğimiz değil, denediğimiz- cesaret ettiğimiz değil mi işi “güzel” kılan..? Öpüyorum...


beenmaya
Halayı anlatmalısın ??
Şarkının sözleri çok güzelmiş..

Bende sana bir şarkı yolluyorum..
pınar başı burma burma
yar yar yar yar yar yar amman,
yaz gelince öter turnam
leylim leylim leylim amman
çayırda buldum seni
ellere vermem seni
kendime alsam seni
sineme sarsam seni...

:P

yazana dair
Mim yapmalı böyle..Bende bunu ben yazmıştım diye kurtulurum:) hatta ilk sen yaz... Beni kızdırmayı başaramadın. Uğraş bakalım daha ...:)

Sevgilerimle..


Array!
Sen korktuğunu sanıyorsundur, ya da işine geliyordur bence.. Benim arkadaşım “cesurdur” diyerek sahipleniyorum seni böylece..

Bak yine hoşgeldin yazasım geldi..Mutluyum ya tekrar dönüşüne :)

Abi
Ben sadece iki dans ettim, bir denedim.Siz neleri denemekten korkmamışsınızdır kimbilir.. :) Teşekkür ediyorumm..


LOYA
Bende sein okumaktan hep çok keyif alıyorum. Ben teşekkür ederim Loya..:)

düş
Ne güzel yorum katmışsınız.. Teşekkür ederim. Yaşamın tanığı korkusuzdur ve içinde çok güzel bir sevgi vardır, onun farkındadır, yayılır ondan , herkesi ısıtır, kendi içindeki o ilahi olanı hatırlatır :) Sevgilerimle..


Filiz
Teşekkür ederim.
Sansüre uğramıyor hiçbir yorum.. Sanırım daha önce yorumunuz gelmemiştir.

Yazılarımda içten ve samimi bulduğunuz herşey, sizin okurken önyargısız oluşunuzdan ve içtenlikle okumanızdan kaynaklanıyordur. :) Sevgilerimle...

Subhankari
Yola her zaman devam.. Korksakta, tırssakta, karışsakta devam... Bende seninle büyümeyi seviyorum Subi’m.....

kelebeklerözgürdür
Güzel sözlerin beni çok mutlu etti. Her yazımda kendimi aslında gerçekten çok acemi hissediyorum, her derse başladığımda da aynı hissi duyuyorum aslında.. Sadece deniyorum hala :)

Ben teşekkür ediyorum. Yazılarından bende çok keyif alıyorum. Ortak noktalarda buluşup, aynı dili konuştuğumuz, yogayı ve bu felsefeyi paylaşabildiğimiz zaman “tanıdık” olmaktan daha fazla keyif almaya devam ediyorum..

UFUK ÇİZGİSİ
Son kısımlar hep güzeldir. Korkaklarda mutludur aslında, sadece bilmezler korktuklarının ne olduğunu... :) Teşekkür ediyorum. Sevgilerimle...

Özge
Canım benim, teşekkür ederim.. Ne güzel ki ,beraber büyüyüp, beraber denedik herşeyi... Büyümeye devam :)

Nilambara
Hiç geç kalmazsınız siz.Her zaman olması gereken zamanda olursunuz orada.. Bildiğimiz cehennemlerin rahatlığını bırakıp, kendi cennetimizin keşfine doğru adımlıyoruz hep beraber :) Sevgilerimle...

tutsak
Çok benzer olmayacak ama..”Yükselmek için önce nasıl düşeceğimizi öğrenmeliyiz” diye bir söz geldi aklıma... Korkuları yaşamadan, bunu deneyimlemeden nasıl büyüyebiliriz ki.... :) Çok teşekkür ediyorum.. Çok sevgilerimle...

Geveze Kalem
Hepimiz aslına aynı şeyi yaşıyoruz Gevezecim. Hepimizin korkuları var ve olacakta.. Ben başardım diyemem. Bu yazı başarmış olduğumu göstermiyor, denediğimi gösteriyor sadece...Hepimizin deniyor, deneyimliyoruz. Bazen üstesinden geliyoruz, bazen gelemiyoruz.

Korkularımdan “nefret” etmek yerine, onları anlamayı seçiyorum. Anlamadan olmuyor çünkü.. İnsan anlamadığı şeyden nefret edermiş. Anlamadığı insanı sevmezmiş.

Senin başaramadığın birçok şeyi bende başaramam. Sen ve ben yok burada aslında... Hepimiz kendi deneyimlerimizi yaşıyoruz.

Hayat akar gider.. Ders gibi, bitti bu, hadi yenisi diye başlamıyor hiçbir öğreti.. Onlar kurtulup, biten şeyler olmuyor bu yüzden. Hayatımızda deneyim olarak hep var oluyorlar..Tekrar aynı şey ile yüzyüze geldiğimizde, sevgiyle kabul ediyor ve nasıl bakacağımızı hatırlıyoruz sadece...

Yaşadığımız kötü şeyler ödüldür aslında.. Çünkü sen onların üstesinden gelebilirsin diye karşına çıkarlar.. : )
Yarın yeni bir gün doğar bir de.. Sevgilerimle...

zeynepa dedi ki...

ben bu yazıyı çook beğendim!! çok içten, gerçekçi!!.... "korkmaktan korkmamak" diyerek ne kadar güzel ifade etmişsin!!
yoga yolculuğunda da aradıklarının önüne çıkmasını diliyorum ve cesaretinden dolayı seni tebrik ediyorum!!!

Brajeshwari dedi ki...

teşekkür ederim zeynep..
sevgiler..

feanor dedi ki...

yazını her zamanki gibi tüm dişlerimi ekrana sergileyerek okudum :)

buraya geldiğinde, hep beraber dışarı çıkıp, bir bara gidip, gözleirimizi kapatıp, kendimizi müziğe bırakalım mı brajeshwari'm?

ben, cidden, bunu yapmak istiyorum senle.

özledim!

Haşim Arıkan dedi ki...

Bugün uzun bir süredir yoğun olan işlerimin artık yavaş yavaş rahatlamaya başladığını hissetmeye başladığım bir gün. Yorgunluğumu yazılarını okuyarak atıyorum. Gerçekten iyi geliyorlar. Hiç düşündün mü hiç karşılaşmadığın, belki de hiç bir zaman karşılaşmayacağın insanların hayatlarını, düşüncelerini bu yumuşacık dokunuşlarınla nasıl etkilediğini. İnsanın hayatı hissederek, elinden gelenin en iyisini yaparak yaşaması kadar güzel ve keyifli bir şey yok bence de. Sevgilerimle:))

Brajeshwari dedi ki...

:)

Düşünüyorum.. Aslında kendime, hayata yapmaya çalıştığım dokunuşları yazarken, dağılıyorsa başka birine bu enerji.. ne güzell..Ben değişirsem, dünya değişir..Ve sözcükler güzellikler taşımalı birbirimize... Böyle büyümeli, böyle çoğaltmalı mutlulukları... Benden de çok sevgiler size..

Delfina ; dedi ki...

Yazılarınızda kaybolurken,sizi daha önce keşfetmediğime üzüldüm...Neş'e ve coşku yayan bu cümleleriniz için tebrik ediyorum sizi...
Sevgiler,

Adsız dedi ki...

Merhaba Burcu,
sizi bir suredir okuyorum ve cok keyif aliyorum. kendime dair cok sey buluyorumda yazdiklarinizdan. ne iyi ediyorsunuz ki bizimle paylasiyorsunuz. kendi adima cok ama cok tesekkur ederim.
ben uzun serneler dans ettim. 6 yildirda dansa sadece ara verdim, elimde olmadan. biraz once yazinizi okurken o barda barin uzerinde kendimi dans ederken gordum. oyleki yaziyi okurken kendimden gecmisim ne calan telefonu gordum, nede gulumseyen yuzume insanlarin garip garip baktigini :)
ben sizle meditasyon yaptim kendimce...
bu arada yogaya basladim gecen pazar. dilerim birgun yollarimiz cakisir ve birlikte yoga yapariz... dans tadinda gunler dilerim :) harika