18 Aralık 2008

Bir AN'da mutlu olmak

AN, En minik mutluluk birimidir.

Bugün değişmeyi seçiyorum. Bugün, yürüdüğüm yola başka gözlerle bakmayı seçiyorum.

Korkularım, geçmiş karmalarım, endişelerim, mutsuzluklarım, bahane saydıklarım ve bazen de ismini kendi uydurduklarım. Hepsini yanıma aldım, toparladım. Onları elime alabilmem bile zaman aldı, öyle saklıydılar ki içlerde. Şimdi, yanımdalar benimle, bana düşman sandığım tüm duygularım. Kabul ettim hepsini, benden saydım varlıklarını. Kendimi kendimle barıştırdım...

İnkar etmek, bilmekten daha zor. İnkar etmek yorar, bilmek rahatlatıyor insanı.... İnkar; bile bile direnmek hayatın gözünüze soktuklarına ve bilmek; esnemek gibi kollarınla havaya kocaman açıp kollarını. Hepimiz öyle iyi biliyoruz ki aslında kendimizde olanları..

Yolculuğumun farkındalıkla başladı. Koca bir adımdı, adım adım farkında olmaya. Ben ne zaman bu kararı verdim, evren işletmeye başlattı farkındalık oyunlarını. Geçmişi ve geleceği sildirdi önce bana. Geçmişi sevdim, kabul ettim, bazen affettim kendimi. Gelecek endişem çoktu. Geleceğimi de düşünmemeye başladım eskisi gibi. Şimdiye çekmeye gayret ettim tüm algımı. İlk önce günü yaşamaya çalıştım. Gerçekten her yeni gün, yeni bir başlangıçmış dedim. Fakat gün, yine de bizim ürettiğimiz bir kavramdı. 24 saat, sabah, öğle, akşam... Bir gece, “Herşey anın içinde gizlidir “dedi bir kitap. Aklıma kazınan bu cümleden sonra, tüm farkındalıklarımı an’a çekmeye başladım. Şu an, şimdi şu an, şimdi de şu an diye gidiyordu zaman... Bir pişmanlık cümlesi vardır, bilir misiniz ? “Keşke, o an bunu yapmasaydım” diye geçer. Bir mutluluk cümlesi vardır bir de.. "Bir an'da mutlu oldum" deriz sıkça.. Bu cümleler çok önemli bir sır saklamıyorlar mu sizce de içlerinde ?

Şimdi an’ın değerini biliyorum. O kısa zaman diliminde algım olabildiğince, diri, şefaf ve net. An’ın içine yargı koyduğumda, bir sonraki an düzeltmeye çalışıyorum. Geçmiş dolduruyorsam an’ın içine, şimdideyim diyorum. Bir de gelecek kaygısı var, sıkça o an’ın içine soktuğumuz. Bir yıl sonra, yaz gelince, telefon çalarsa, ya gelmezse, bir saat sonra, ya sonra.. Hiçbirini bilmediğimiz hani, labirent gibi... Bunları düşünür bulduğumda hemen duruyorum, durduruyorum kendimi..

Aylardır bilgisayarımın üstünde bir post-it var. Bir tepe var, bir çizgi yukarıya bombeli – tepenin zirvesinde de bir bayrak asılı. Bazıları 'zafer kazanmak istiyorum ' diye böyle birşey çizdim sanabilir. Bazıları 'çan eğrisine' benzetebilir bunu. Aslında o tepe, benim kafam olur kendisi. Üzerindeki bayrakta, “Şu an” dır. Her baktığımda "orada tut kendini" diyorum, unutmuyorum. Çünkü tüm zaferler şu an’ın içinde gizli...

Evren için, bizim hayatlarımız bir anlık bir zaman dilimidir. Milyar yıllık yıldızları, yaşlı güneş sistemini düşünün. İnsan hayatının maksimum 90 yıl olduğunu düşünürsek, Koca evren için 90 yıl nedir ki ? O da şanslıysak eğer 90 yıl, bunun daha kısa olanları da var, değil mi?

O bir an’ı kendi sistemimizde uyarlamak gerekli. Ötelediğimiz herşey aslında farkındamısınız burada, şimdi. Şu anda vereceğiniz her karar, sizin geçmiş hayatınıza ve geleceğinize etki edecek. Bir barışma, geçmişinizi hafifletecek, geleceğinizi aydınlatacak. Bir “keşke’yi” silebilmek, bir “iyiki’ye” yer açacak. Bir iyi niyet, yarınınıza güzellik katacak. Bugün aşka kapıları açmak, yarın kalbinizde misafir ağırlayacak. Hayatın tüm katmanlarına kadar değişim, burada, yapmamız gereken sadece şimdi ona karar vermek...


İsimlerimizi unutalım. Hafifleyelim mi biraz? Hayat rollerimizi unutalım. Öfkeleri, endişeleri, mutsuzlukları da silkeleyelim üstümüzden ve çıkartalım hepsini doldurduğumuz yüreğimizden, severek yanımıza koyalım. Belki, gözlerimizi kapayalım. Bastığımız, bize hayat veren toprağa kök salalım bir anda. Farkında mısınız, ne kadar güvendeyiz aslında? Sonra, uzanalım mı gökyüzüne, bulutlara belki de? Bu hisle genişleyelim. Ruhumuzu genişletelim her nefesle, ışıklarla donatalım içimizi de şöyle güzelce. Bizi çevreleyen hava, cigerlerimize çektiğimizden çok daha fazla etrafımızda, hissedelim, mutlu olalım bu zenginliğe. Şu an’da kalalım. Manzara çok güzel değil mi? Yüzünüze rüzgar esti mi? Peki güneş var mı sizinde gökyüzünüzde?

Şimdiye kadar, sormadık, ne istiyorsun – ne değiştirirsin diye kendimize. Eskilerle boğuştuk, gelenlerle savaştık, söylendik, geleceğe baktık, bekledik belki de. Ama şimdi karar verme zamanı. Bakış açımızı değiştirme, değişme ve aslında yenilenme. Şifa zamanı şimdi, yaşamın tüm katmanlarına, kendimize varmaya çalışırken adımladığımız o yola, şimdi,.. şu anda...

Şu an’ın içine serpelim tüm dilekleri, kararları, sevgiyle. Birazdan kuşlar gelir, onları alıp taşırlar bizim yerimize. Önce geçmiş zamana yol alırlar, topraklarımıza ekerler tohumları, sonra geleceğe uçarlar sevgimizi taşırlar büyüyen köklere, gübre niyetine....

Geçmiş yok, gelecek yok.
Herşey şimdi, şu anın içinde,
geçmişte –gelecekte...

Değişime karar verdiyseniz, dilekleriniz de hazırsa
şimdi adresi veriyorum hepinize...

Sıfır noktası
zamanın en minik köşesi,
kafanızın tepesi,
Tam burası,
şimdi / Turkiye : P

fotograflar : 1 / 2


13 yorum:

beenmaya dedi ki...

geçmişin nefesi ensemizde geleceğin gölgesi üzerimizde şimdi'yi yaşama telaşındayız. ama yaşamak yerine teğet geçip gidiyoruz sadece. ve şimdi'yi içinde keşkeler barındıran geçmişin bir parçası yapıveriyoruz hemen. oysa bir farkedebilsek şimdi'de, bugünle yarın arasında içine nelerin sığacağı, nelerin yaşanacağı kocaman bir dünya olduğunu...

not: ben sen hep yaz ben okuyayım, farkında olayım, antenlerim dikelsin algılarım açılsın, gözlerim görsün istiyorum, lazzaç istiyorum, uyku dersinin en gözde öğrencisi olmak istiyorum, bir de benim tarafından sevildiğini bilsen bile gene söylemek istiyorum :))

Ful yaprakları dedi ki...

çok haklısın, mutluluk an'lardan ibaret aslında.
O anları yaşamayı bildiğimiz sürece mutluyuz...

funda dedi ki...

benimdeğişimim sizin yazılarınızı okuyarak oluyor aslında. bi yol, bi ışık var bulduğum. etrafımdakileri değiştirmenin zor olduğunu zor da olsa anladım nihayet. onları değiştiremiyorsam, kendimi değiştirmem gerektiğini anladım. iyi de ettim galiba :)
bu arada lazanyanın tatlısı kötü olurmuş gibi geldi, baklavanın tuzlusu gibi bişey olmalı, denersen haber ver olurmu merak ettim.

evren dedi ki...

Bazı bloggerlar yazınca benim susasım geliyor. Sen onlardan birisin :)
Sevgiler...

Su İzi dedi ki...

evrenin dili şimdiki zaman ve olumlu cümleler demişti hocam bana. İlk başlarda çok kolaydı anı yaşama çalışması. Sonralarda biraz daha zorlanmaya gün içinde daha az hatırlamaya başladım. Şimdilerde bulduğum çözüm kitap ayracıma "Carpe Diem" yazmak...

Yazılarınız bana hep unutmak üzere olduklarımı veya her günün sonunda sınıfta kaldığım çlışmalarımı hatırlatıyor. Tesadüf mü? Sanmam. Evrende tesadüf yoktur.
Teşekkür ederim...
Bu arada yaparsanız lazzaç yemek isterim...:)

sufi dedi ki...

Sevgili Brajeshwari;
Senin aldığın kararların tümünü evrenin bir yerlerinde senin gibi düşünen bir çok kişinin de aldığına inananlardanım.Şu anda bilinç atlaması yaşanıyor zannımca,"101 maymun hikayesi" rüyalar bir, kararlar bir, BİRe doğru.
Biz "3 K "formülü diyoruz senin kararlarına;
KIYAS
KEŞKE
KOV(yani yargılama)olmadan, bunlara bir de beklentisizlik eklenince değme keyfime!Anın içinde hep birlikte sevgiyle...
Şu anda Cem saz çalıyor:Bu beyiti sana gönderiyorum
"Seher yeli nazlı yare bildir beni bildir beni
Düşmüşüm elden ayaktan kaldır beni kaldır beni dost."Dilek@cem

travis and tyler durden dedi ki...

Joe Sorren mi bu resim?

:)den dedi ki...

Anda ol ve anda olmanın tadını çıkar. Beklemeye geçme. Eğer orda, anda mevcut isek herhangi birşeyi beklemeye ihtiyacımız yoktur. "Şimdinin yitirilmesi Var'lığın yitirilmesidir" der Eckhart Tolle.
Anın tadını ve mutluluğunu hep birlikte çıkarmamız dileğiyle...

Mehtap P.G dedi ki...

isin guzel tarafi, ben kendimdeyi neleri degistirmek istedigimi cok iyi biliyorum su an.. bir de "nasilini" bilsem..

Basak dedi ki...

Harikasın Burcucuğum; Sevgili Hale'nin yazdıklarından sonra, bu yazın bugünümün en güçlü olumlaması oldu:) size akşam için iyi eğlenceler. İlk kez yok olacak olmak üzüyor beni. ..

Haşim Arıkan dedi ki...

Alkışlarım size. Çok anlamlı ve güzel bir yazı olmuş. Kaleminize, yüreğinize sağlık:))

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

"Herşeyin bir zamanı vardır." der benim kitabım. Bu yazını saklamıştım. Kafamı topladığım bir anda daha dikkatle okumak için. Bilirsin dağılıveren bir aklım var benim. Ve şimdi diyorum ki; iyi ki saklamışım. Şimdi şu an omuzlarımdaki tüm gerginliği aldın kelimelerinle...

Brajeshwari dedi ki...

beenmaya
Canım benim. Sende hep yaz.Bu kızı çok seviyorum diyeyim bende her seferinde...

Ful yaprakları
Teşekkür ederim.Mutlu ettiniz beni yine..

funda
Sen değişime hazırsan, bizler sadece bahaneyiz Fundacım.

evren
Bazı blogların önünde de saygıyla eğilmek gerekiyor.Bende seni ve yaşam sadeliğini, doğaya-hayata saygını okudukça saygıyla eğiliyorum önünde Evren...

Su İzi
Aslında konuştuğumuz herşeyi çok sade algılıyor beyin..Biz herşeyi karmaşıklaştırıyoruz belki de...

Hepimiz unutuyoruz Su izi.. Hiçbirimiz sınıfta kalmıyoruz..Sadece farketme refleksi geliştiriyoruz diye düşünmeli... Çok sevgilerimle..
Teşekkür ederim.

sufi
Bilinç atlaması yaşandığının bende farkındayım. Hepimiz farkındalık düzeyimizi yükseltirken, hayatın içimizden akmasına izin veriyoruz.Dediğin 3 K kuralını sevdim. Senin yorumlara eklediklerin, içimde hep yeni bir dehliz açıyor.. Sağol Dilekcim..


travis and tyler durden
Fotografların linklerini yazının sonunda bulabilirsiniz..

:)den
güzel arkadaşım benim.. Ruhun çok tanıdık, söylediklerini, konuştuklarımızı hep yüreğimde hissediyorum..


Mehtap P.G
Mehtap, aslında hepimiz için bu sorunun cevabı çok kolay desem.Sadece beynimizi karmaşık bir nasıla odaklıyoruz... ve çok kontrolumuz altında olsun istiyoruz sorularımız cevapları, bırakmiyoruz.Ben eminim, nasıllardan geçip çözümü talep ettiğinde gelecektir. Sadece senin hazır olmanı bekliyor belkide...

Basak
Ekvator Nasıl Başakcım :) Seni bu akşam arayacak gözlerim..


Haşim Arıkan
Teşekkür ediyorum katılımınız için... : ) Sevgilerimle...

Aydan Atlayan Kedi
Sen bize lazımsın Fulya.Umut etmek için, hayatın güzel masallarına tanıklık etmemize aracı olmalısın. Akıl dağılır. Ama biliyorum, o aklın içinde çok güzel şeylerde gizlidir.. Omuzlarında sadece ilham meleklerin olsun dilerim: )