Aynı yerden çektiğiniz fotoğraflar bile hiçbir zaman aynı değildir. Güneş değişir, ay yol alır, bulutlar dağılır, dalgalar dalgalanır, insanlar değişir, çizgiler derinleşir,... Hayat devam eder, sen bile değişirsin yakalamaya çalıştığın anlık bir karede, iki an arasında... Fotoğraf tekniğini ne kadar iyi bildiğimi soranlara, bilmiyorum diyorum rahatlıkla... Çünkü gördüğüm devamlı değişirken, makineyi biliyorum demek garip geliyor bana... Fotoğraf çekerken de bilgiden önce, an’ı yaşamak önemli, hem gördüğüm kareyi, hemde vizörün arkasındaki kendimi... Unutmalı aslında bazen bildiklerimizi, o an bize söylüyor zaten görmemiz gerekenleri...
Aşağıdaki fotoğraflar "bizde fotoğraf çekelim" dediğimiz bir yaz akşamında çıktı. Yatağın üstünü -yanını boşalttık. Işık için çok amatör çözümler bulduk ve inanılmaz eğlendik. Aslında modelimin kendisinin de çok iyi bir fotoğrafçı olduğunu söylemeliyim. Kendisine ve dostluğuna teşekkür ediyorum izninizle... Sadece bacakları değil, her yerleri güzel onun... Kalbi güzel, dostluğu güzel. Beraber bu kadar fotoğraf çekmesek, ben kendimi bunca deneyimlemezdim. (İyi ki varsın, teşekkür ediyorum.)
.
Yatak; cennetten çalınmış uykuları, bazen tatlı rüyaları, bazen karabasanları, tutkulu sevişmeleri, yastıkların altında gözyaşlarını, bazen yer yüzüne paralel öğleden sonra keyiflerini, cambazlıkları ve sıkça rollerin savaşlarını saklar...

Erkeklerin göremediği tonlarının
kadınlar tarafından görülebildiği tek renktir Kırmızı
.
aşk bir dengesizlik işi,
dengeye dönüşendir sevgi..
Bülent Ortaçgil .

Beden dilinde,
size doğru bacak bacak üstüne atan kişi,
size güven duyuyor demektir.
Yatak, Bazen iki insan boyu geniştir, bazen de bir adım kısa..
bazen derinleşir, bazen de havalanarak
gökyüzüne yükselir..
.
.



*